6 Ocak 2012 Cuma

Hacım Sultan Türbesi / AFYONKARAHİSAR -Sandıklı -Susuz Köyü

Hacım Sultan Türbesinin Yeri: Afyonkarahisar İli Sandıklı İlçesinde Susuz Köyünde türbesi vardır. Ayrıca Ali Çetinkaya İlkokulunun yanında Hacım Sultan zaviyesi bulunmaktadır.

Hacım Sultan Kimdir: Anadolu’nun büyük velilerindendir. Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’nin Vilayet-nâme’sinde ismi geçmektedir.
Asıl ismi Recep’tir. İmam Naki’nin soyundan geldiği rivayet edilir. 14. asırda yaşamıştır. Doğum ve ölüm yılları belli değildir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin yakınlarındandır. Bazı kaynaklara göre ise akrabasıdır.
Hacı Bektaş-ı Veli ile birlikte hacca gitmiştir.   

Menkıbeler: 1-) Hacım Sultan hac dönüşü Hacı Bektaş-ı Veli tarafından Germiyan ilinde İslamı yaymak için görevlendirilir. Afyon civarında mola veren Hacım Sultan burada Bağlu Baba isimli bir veli ile tanışır. Veli ile sohbet ederken köylüler gelip Hacım Sultan'a; "Ey garip! Bizim sığırlarımızı, hayvanlarımızı güt." dediler. Hacım Sultan bu isteklerini kabul etmedi ise de, ısrarlara dayanamayıp; "Madem çok istiyorsunuz, sığırlarınızı getirin." dedi. Köylü, sığırlarını toplayıp Hacım Sultan'ın yanına getirdi. Sığırlar içerisinde bir büyük kara boğa vardı. Hacım Sultan o boğaya; "Ey kara boğa! Allahü teâlâ için sen bu sığırları akşama kadar güt!" dedi. Kara boğa bu sözleri işitince gelip, Hacım Sultan'ın ayağına yüz sürdü. Kara boğa akşama kadar sürüyü güder ve akşam olunca sağ salim sığırları evlerine getirdi. Hacım Sultan bu arada ibadetle meşgul oluyordu. Kara boğa, sığırları öyle güdüyordu ki, sığırlar hiç kimsenin ekinine zarar vermedi.
Köyde yaşlı bir kadının tek ineği vardı. Götürüp sığırların yanına güdülmesi için bıraktı. Bunu fark eden Hacım Sultan kadıncağıza; "Valide! Allahü teâlânın emri ile bu ineği kurt yer. Sığıra salma." dedi. Kadın onun sözlerine kulak asmayıp, ineğini sığırların yanında otlamaya gönderdi. Sığırlar otlarken kadının ineği sığırlardan ayrıldı ve başka bir yere gitti. O sırada bir kurt ineğe rastlayıp ineği yedi. Akşam olunca bütün sığırlar evlerine geldiği halde, kadının ineği geri dönmedi. Çocukları bir müddet aradılar ve ineği bulamadılar, sonunda; "O divane bu ineği satmıştır. Yoksa bu kadar aramadan sonra bulurduk." dediler. Hacım Sultan; "Sizin ineğinizi falan yerde kurt yedi." deyince, kadının çocukları; "Kadıya gidelim." dediler. Hep birlikte kadının huzuruna vardılar. İnekleri kaybolan çocuklar kadıya: "Efendim! Bu divane bizim sığırlarımızı güder. Fakat kendisi gitmez. Büyük bir kara boğa sürüyü güder. Bu ise bir eve çekilip orada ibadet ve riyazetle meşgul olur. Kendisine sorun ineğimizi ne yaptı?" dediler. Kadı; "Ey divane! Bunların ineğini ne yaptın." diye sordu. Hacım Sultan; "Biz, bu ineği salma diye işin başında analarına söyledik, ikaz ettik. Allahü teâlânın emri ile bu ineği kurt yer, dedik. Sözümüze kulak asmayıp otlamaya gönderdi. Bu yüzden ineklerini kurt yedi." dedi. Kadı; "İneği kurt yediğini nereden bilelim. Eğer gören varsa getir, şahitlik etsinler." deyince, Hacım Sultan; "Evet şahitler vardır. Gidip getireyim." dedi ve getirmek için dışarı çıktı. İneğin kurt tarafından parçalandığı yerde kayalar vardı. Bir miktarını parçalayıp onlara; "Gelin ineği kurt yediğine şahitlik edin." dedi.

Taş parçaları Hacım Sultan ile birlikte kadı huzuruna geldiler. Kadı durumu görünce hayretler içinde kaldı. Taşlar konuşup; "İneği bizim yanımızda kurt yedi. Bu hususta şahitlik ederiz. Eğer inanmazsanız adam gönderin, ineğin başını ve derisini getirsinler. Sizler de görün." dediler. Birkaç kişi, denilen yerden ineğin başını ve derisini getirdi. İnsanlar durumu görüp hayrette kaldılar. Kadı, Hacım Sultan'ın mübarek bir zat olduğunu anlayıp, özür diledi. Hacım Sultan orada bulunanlara hayır dua etti. "Bizim vazifemiz vardır. Siz Allahü teâlâya emanet olun." diyerek o köyden ayrıldı. Bu sırada köy halkı; "Efendim bu kadar zamandır bizim sığırlarımız ile ilgilendiniz. Size hakkınızı verelim." dediler. Hacım Sultan; "Benim hakkım beni bulur." dedi. Hacım Sultan yola çıkınca, kara boğa arkasına takıldı. Köy halkı kara boğanın önüne geçip gitmemesi için ne kadar uğraştılarsa da karşı çıkamadılar.

2-) Hacım Sultan Afyonkarahisar'a varınca, bir süre burada kaldı. O sırada Karahisar Beyi Tokuz isimli bir şahıstı. Karahisar halkı beyin yanına gidip; "Falan kayanın yanında bir derviş kırk gündür yemez içmez. Devamlı Allahü teâlâya ibadet eder. Yanında da kara bir boğa var." diye anlattılar. Bey; "Gelin yanına birlikte gidelim." dedi. Huzuruna varınca, Hacım Sultan onlarla bir müddet konuşmadı. Sıcak bir gündü. Herkes çok susadı. Bey, "Eğer bu mübarek bir zat ise, bize su verir. Biz de içeriz." diye içinden geçirdi. Beyin bu düşüncesi Hacım Sultan'a malum oldu. "Yâ Allah!" deyip kalktı ve elini kayaya vurduğu gibi, kayadan berrak bir su çıktı. Bunun üzerine Tokuz Bey, af dileyip; "Efendim, bizi bağışla. Dua ve himmet eyle. Bizim şeyhimiz rehberimiz ol. Sana bir dergâh yapayım. Bazı köyleri vakfedeyim. Dört-beş hizmetçi vereyim." deyince, Hacım Sultan; "Ey Bey! Allahü teâlânın emriyle hocam bana; "Senin makamın Germiyan'da Susuz denilen yerdir. Git orada otur." buyurdu. Biz oraya gideriz. Bu pınarcık bizim yadigârımız olsun. Şimdi siz kendi yerinize gidin." dedi.

3-) Hacım Sultan bir müddet Sandık’lıda kalır. Derviş Hacı isimli veli ile yarenlik eder. Ahali Hacım Sultan’ı orada istemeyince tekrar yola koyulur ve Susuz’a gelir. Yanında gelmek isteyen Derviş Hacı’ya rüyasını anlatır ve onun Sandıklı’da kalmasını söyler.

4-) Susuz’a gelen Hacım Sultan burada bulunan Yörük tayfasının bozuk inançlarını düzeltir. Yörede nam salmaya başlar. Horasan’da bulunan Burhan isimli bir dervişin tek dileği Peygamber soyundan bir velinin eteğini tutayım diye dua edermiş. Bir gün rüyasında dervişe Hacım Sultan görünür ve onu Germiyan ilinde gelip bulmasını ister. Yola çıkan derviş Susuz’da gelip Hacım Sultan’ı bulur. Hacım Sultan hiç tanımadığı dervişe “Hoş geldin Derviş Burhan!” der. Derviş onun öğrencisi olur ve Hacım Sultan vefat edince onun halifesi olarak göreve devam eder.  

Kaynakça: Evliyalar Ansiklopedisi Cilt:6 –Türkiye Gazetesi Yay.-1992 (Veleyatname-i Hacım Sultan –Ali Emiri –Millet Kütüphanesi) / Abdülbaki Gölpınarlı –Vilâyet-nâme –İnkılap Kitabevi -1990 / Dr. Doğan Kaya –Kolu Açık Hacım Sultan Menkıbesi / Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Afyonkarahisar – 2009.

Taylan Köken

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme