29 Haziran 2015 Pazartesi

Pirce Alaaddin Türbesi / ANTALYA / ALANYA – Şıhlar Mahallesi

Türbenin Yeri: Pirce Alaaddin Türbesi, Antalya İli, Alanya İlçesi, Şıhlar (Köyü) Mahallesi merkezinde caminin yakınındadır.

Pirce Alaaddin Kimdir: Pirce Alaaddin Horasan’dan bölgeye gelen Sucu İbrahim’in tek oğludur. Bu yüzden Birce Alaaddin olarak anılmıştır. Keramet göstermeye başlayınca Pirce Alaaddin olarak anılmaya başlamıştır. 1638/39 yıllarında bölgeye gelen Evliya Çelebi evliyayı Pirce Alaüddin Sultan olarak anmakta ve cami, medrese, türbe ve tekkeden oluşan külliyeden bahsetmektedir. Demek ki,  Pirce Alaaddin bu tarihten önce yaşamıştır. 

Türbenin Durumu: Türbe tek kubbeli olup, yanında ibadet için mescit yapılmıştır. Türbe içinde Pirce Alaaddin’in sandukası haricinde ailesine ait küçüklü büyüklü 6 adet daha mezar bulunmaktadır. Sandukaya dayalı Evliya’nın asası bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Pirce Sultan her türlü rahatsızlık için ziyaret edilmektedir. İşi ters gidenler, bir rahatsızlığı olan, dileği olan ve çocuğu olmayanlar türbeyi ziyaret eder.
Çocuğu olmayan kadın asasının üzerinden su akıtır. Akan suyu asanın ucundan alıp içtiği takdirde çocuğu olacağına inanılmaktadır.

Menkıbeler: 1-) Pirce Alaaddin hakkında anlatılan bir menkıbeye Sayın Metin Türktaş’ın değerli araştırmasından buraya aynen aktarmayı uygun gördük.
Pirce Alaaddin'in annesi ekmek yapıyormuş. Alaaddin, evin tek çocuğu olduğundan annesine yardım edip, onun yaptığı ekmekleri pişiriyormuş. Ekmek pişirirken, Koç Davut (Koş Davut) ismiyle anılan yerde ( bu köye yirmi kilometre uzaklıkta ) tahtacının katırı dereye uçmuş ve tahtacı, "Yetiş ya Pirce Alaaddin!" diye bağırmış. Bunu hisseden Pirce Alaaddin, gidip katırı kurtarmış. Geri döndüğünde bıraktığı ekmek yanmak üzereymiş. Annesi kızıp bağırınca, Pirce Alaaddin durumu anlatmış. Annesi buna inanmayınca, Pirce Alaaddin sırtındaki, katırın ayak izini annesine göstererek, söylediğinin doğruluğunu ispat etmiş. Bunun üzerine annesi, "eğer benden önce ölürsen, üstüne türbe yaptıracağım; senin türbenin damlası hiç kurumasın" diye dua etmiş. Gerçekten de şu anda türbenin tavanı yaz kış daima damlamaktadır.
2-) Yine aynı yapıttan başka bir menkıbeyi aynen aktarıyorum:
Bayram gününden bir gün önce köyde kalan Pirce Alaaddin ile annesi helva yapmışlar. Helvayı yerlerken annesi, "ah şimdi baban da şimdi burada olsaydı, bu helvayı çok severdi" diye söylenmiş. Bunu duyan Pirce, annesine helvada bir tasını ayırmasını ve hemen babasına götüreceğini söylemiş. Annesi karşı çıksa da, Pirce Alaaddin helvayı tasa doldurtarak ortadan kaybolmuş. Akşama doğru eve dönen Pirce Alaaddin, annesine, babasının helvayı çok sevdiğini ve kendisine selam gönderdiğini söylemiş. Annesi helva götürdüğü tasın nerede olduğunu sorunca, oğlan; "onu babam dönüşte getirecek, gelince sorarsın" demiş. Kadının kocası Hac'dan dönünce tası eşine teslim etmiş ve gönderdiği sıcak helva için de teşekkür etmiş.
3-) Pirce Alaaddin’in Kıbrıs Savaşında asasını alarak 3 gün ortadan kaybolup savaşa katıldığı anlatılmaktadır. Yine türbe yakınında çeşme evliyanın su sızan bir yere asasıyla dokunmasıyla gür su çıkmasıyla günümüze kadar gelmiştir. Buradan çıkan su hiç kurumamıştır. 

Kaynak: Metin Türktaş –Alanya ve Köylerindeki Türbe Yatır ve Adak Yerleri -1997

Taylan Köken