Dede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2022 Çarşamba

Dede Mezarı / İZMİR / BERGAMA –Kıranlı Köyü

Mezarın Yeri: Dede mezarı, İzmir İli, Bergama İlçesi, Kıranlı Mahallesinin(Köyü) 1,5 km doğusundadır.

Dede Kimdir: Mezarında belirtildiğine göre İslam dinini yaymak için Anadolu’ya gelen, Horasan erenlerinden isimsiz bir dede mezarıdır.

Kıranlı Dede Mezarı

Kıranlı Dede Mezarı

Kıranlı Dede Mezarı

Kıranlı Dede Mezarı

Kıranlı Dede Mezarı

Mezarın Durumu: Etrafı ağaçlarla çevrili üstü açık mezarda ayak ve baş taşlarında kavuk mevcuttur. İsimsiz dede mezarına bu mezar taşları taşınmış olabilir veya bu küçük hazirede vakti zamanında iki kişinin mezarı olabilir. Mezarda yapılan yenileme esnasında geniş bir sandukaya benzetilen mezarın üstü düz kesilmiş mermerlerden kaplanmıştır. Bu mermerler yüzünden mezarın niteliğini, mezar taşlarını incelemek mümkün olmadı.

Taylan Köken

12 Temmuz 2020 Pazar

Kerem Dede Türbesi / BALIKESİR / GÖMEÇ - Keremköy

Türbenin Yeri: Kerem Dede Türbesi, Balıkesir İli, Gömeç İlçesi, Keremköy Mahallesi merkezinde bulunan mezarlığın içindedir. Mezarlık kapısından içeri girdiğinizde sağ duvara yakın 50 m sonra üstü açık mezarı göreceksiniz.

Kerem Dede Türbesi

Kerem Dede Türbesi
Kerem Dede Türbesi

Kerem Dede Kimdir:
 Bölgede bulunan birçok yatır mezarı gibi burada yatan ereninin Kerem Köye gelen Horasan erenlerinden olduğu ve köyü kurduğu belirtilmektedir. Kerem Köyü ziyaretimizde yapmış olduğumuz sohbetlerde Kerem Dede haricinde üç yatırın daha olduğundan bahsedilmiştir. İzmir-Çanakkale yolu üzerindeki Keremköy sapağının karşısında bulunan zeytinlik merasındaki Maya tepesinde Maya Dede yatırı bulunmaktadır.  


Günümüzde evlerin arasında kalan iki isimsiz türbe köy içindedir. Bunlardan birinin fotoğraflarını çektik. Sağ olsun ev sahibi bize bu konuda izin verdi. Köyün yüksek bir noktasındaki bu mezar zaman içinde tahrip olmuş. Yirmi yıl önce mahalle hanımları küçük dilekleri için bu yatırı ziyaret etmekte, dilekleri için mum adağında bulunmaktadır. Türbe olarak belirtilen yerde sadece mum yakmak için yapılmış bir niş görülmektedir. Keremköy sınırları içinde bulunan bu dört türbede yatan erenlerin kardeş olduğu söylenmektedir.     

İsimsiz Türbe

İsimsiz Türbe

Türbenin Durumu: Kerem Dede’nin türbesi üstü açık mezar şeklindedir. Mezarı özensizdir. Tuğladan, yapılan mezar, basit şekilde sıvanarak yapılmıştır. Mezarda herhangi bir yazı, tabela, ayak veya baş taşı yoktur. Yalnızca baş taşının olduğu yerde büyükçe bir taş bulunmaktadır. Sanırım dilek amacıyla tülbentlerle sarılmıştır. Yine baş bölümünde yine dilekler için mum yakılan bir niş yapılmıştır. Mezarın yanında büyük bir palamut meşesi bulunmaktadır. Dikkatli bakıldığında mezarlık alanı içindeki ağaçların dallarının kesilmediği görülmüştür.  

Ziyaret Nedeni: Kerem Dede yatırı her türlü dilek, temenni ve hayır duası için ziyaret edilmektedir. Eskiden yatıra adak olarak adanan horoz, küçük ve büyükbaş hayvanlar dilek gerçekleştirildiğinde kesilmektedir. Ayrıca mum adağı adanmaktadır.

Menkıbeler: Bazı geceler mezarın olduğu tepede görülen ışıkların dedenin ruhu olduğu, kardeşlerine ziyarete gittiği söylenmiştir.       

Kaynak: Keremköy halkı ile sözlü sohbetle notlar alınmıştır. https://www.youtube.com/watch?v=BvbZa4Syu4I (Linkte türbe için çekmiş olduğum kısa video vardır.

Taylan Köken


10 Mart 2019 Pazar

Karaca Dede Türbesi / BALIKESİR/GÖMEÇ –Karağaç Mahallesi


Türbenin Yeri: Karaca Dede Türbesi, Balıkesir İli, Gömeç İlçesi, Karaağaç (Beldesi) Mahallesi merkezine yakın konumdaki bir tepe üzerindedir. Bölgeye hakim bir konumdadır.
Karaca Dede Mezarı
Karaca Dede Kimdir: Bölgede bulunan birçok yatır mezarı gibi Türklerin Dağ Kültüne göre ziyaret edilen bir yatırdır. Burada yatan ereninin Karaağaç’a gelen Horasan erenlerinden olduğu ve köyü kurduğu belirtilmektedir.
1530-1573 Osmanlı Kayıtlarına göre Karaağaç, Ayazmend’e(Altınova) bağlı bir karyedir. O dönemden beri adı aynı şekilde geçmektedir. Burada bulunan tüm Osmanlı yerleşmelerinin Yörük/Türkmen cemaatleri tarafından kurulduğu düşünüldüğünde Karaca Dede / Karaağaç isim ilişkisinin normal olduğunu düşünüyoruz.       
Karaca Dede Mezarı
Karaca Dede Mezarı
Türbenin Durumu: Karaca Dede’nin türbesi üstü açık mezar şeklindir. Mezar dağılmış durumdadır. Baş ve ayak taşları mermerden yapılmış olup, düzensiz olarak durmaktadır. Mezarın sınırları belli olmayıp üzerine taşlar yığılmıştır. Tepeye kadar gelen zeytinliklerin ve yeni yapılan binaların arasına sıkışmıştır. Mezarın hemen yanında büyükçe bir kaya ve kaya ile bütünleşmiş incir ağacı diğer ayrıntılardır.
Karaca Dede Mezarı
Karaca Dede Mezarı
Ziyaret Nedeni: Karaca Dede yatırı her türlü dilek, temenni ve hayır duası için ziyaret edilmektedir. Mezarın üzerinden taş alındığında dilek olunca başka taşla beraber geri getirildiğini düşünüyoruz. Yatıra adak olarak adanan horoz, küçük ve büyükbaş hayvanlar dilek gerçekleştirildiğinde kesilmektedir. Ayrıca mum adağı adanmakta, mezarın arkasındaki ağaca çaput bağlanmaktadır.

Menkıbeler: Bazı geceler mezarın olduğu tepede görülen ışıkların dedenin ruhu olduğu, erenin gezintiye çıktığı söylenmektedir.       

Kaynak: Ömer Erdem –Dünden Bugüne Altınova – Altınova Belediyesi Yayını -1999 / Behiye Öztürk ile yapılan sözlü çalışma   

Taylan Köken

24 Ocak 2019 Perşembe

Kışla Köyü Türbeleri / ANTALYA / ELMALI –Kışla Köyü


Türbenin Yeri: Kışla Köyü Türbeleri, Antalya İli, Elmalı İlçesi, Kışla Mahallesinin (Köyü) çevresinde bulunmaktadır.

Kışla Köyü ve Türbeler: Köyün aslı Oğuz Yörük/Türkmen taifesindendir. Kışlalılar köylerinin bulunduğu yaylayı sürekli ikamet yeri olarak kullanmaya karar verince köyün adını da belirlemiş oldular.
Köyün uluları Kepçeli Dede, Parmak Baba ve Aksivri Erenleri olarak belirtilmektedir.

Türbenin Durumu: Türbelerin durumu hakkında herhangi bir bilgi yoktur.

Kaynak: Antalya/Elmalı Facebook Grubu 

Taylan Köken

25 Temmuz 2018 Çarşamba

İshak Dede Türbesi / ANTALYA / ELMALI –Merkez

Türbenin Yeri: İshak Dede Türbesi, Antalya İli, Elmalı İlçesi merkezinde, Kapmescit Mahallesi, İshakdede Caddesindedir.
İshak Dede Türbesi
İshak Dede Kimdir: İshak Dede’nin kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbesinde “Elmalı Büyüklerinden” ibaresi vardır. Abdal Musa hazretlerinin bölgeye yayılan öğrencilerinden biri olduğu söylenmektedir.     

Türbenin Durumu: Türbe mimari bir özelliği olmayan, betonarmeden inşa edilmiştir. Türbenin içinde sadece İshak Dede’nin sandukası vardır.    

Kaynak: Fotoğraf için İshak Behlülzade Beye teşekkür ederim.

Taylan Köken

22 Temmuz 2018 Pazar

Çoban Dede Türbesi / ANTALYA / ELMALI –Merkez

Türbenin Yeri: Çoban Dede Türbesi, Antalya İli, Elmalı İlçesi merkezinde, Camiatik Mahallesi, Eğrekler Sokaktadır.
Çoban Dede Türbesi
Çoban Dede Kimdir: Çoban Dede’nin kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur.   

Türbenin Durumu: Türbe mimari bir özelliği olmayan, betonarmeden, kare planlı, çatısı kubbe biçimindedir. Türbenin içinde sadece Çoban Dede’nin sandukası vardır.    

Kaynak: Fotoğraf için Olgay Yılmaz Beye teşekkür ederim.

Taylan Köken

16 Temmuz 2018 Pazartesi

Pir Hasan Dede Türbesi / ANTALYA / ELMALI –Pirhasanlar Köyü

Türbenin Yeri: Pir Hasan Dede Türbesi, Antalya İli, Elmalı İlçesi, Pirhasanlar Mahallesi (Köyü) merkezinde bulunan caminin kabristanında medfundur.
Pir Hasan Dede Türbesi 
Pir Hasan Dede Kimdir: Türbesinde bulunan mezar taşında doğum tarihi olarak 1430 yılı, ölüm tarihi olarak 1515 yılı yazmaktadır. Elmalı ve çevresinde etkili olan Halveti tarikatının bir erenidir. Vahhab-ı Ümmi, Eroğlu Nuri ve Sinan-ı Ümmi hazretleriyle yoldaştır.

Pirhasanlar köyünün 1800’lü yıllarda kurulduğu ve son dönem Halvetilerinden olduğunu söyleyen kayıtlarla Pir Hasan Dede mezarında bulunan tarihler çelişmektedir. Pir Hasan Dede’nin Sinan-ı Ümmi hazretlerinin 5. torunu olduğu söylenmektedir. Bu bilgiye göre de mezardaki tarihler uyuşmamaktadır. Çünkü Sinan-ı Ümmi hazretlerinin doğum tarihi olarak 1553 yılı zikredilmektedir.
Pir Hasan Dede Sandukası
Türbenin Durumu: Türbe caminin güneydoğusunda kalan hazirenin içindedir. Pir Hasan türbesinin açık olan mezarının sonradan kapatıldığını düşünmekteyiz. Altıgen formlu betonarme türbenin, çatısı külah biçiminde ve kiremitle örtülüdür. Türbe içinde sadece Pir Hasan’a ait bir mezar bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Hayır duası için ziyaret edilmektedir.     

Kaynak: www.tr.wikipedia.org / Fotoğraflar Mikail Akkaya’nın kurmuş olduğu Pirhasanlar Köyü Facebook Grubundan alınmıştır. Mikail Akkaya’ya teşekkür ederim.

Taylan Köken 

1 Ocak 2018 Pazartesi

Selvili Dede Türbesi / MANİSA / KULA – Kenger Mahallesi

Türbenin Yeri: Selvili Dede Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Kenger Mahallesi'nin yakınındadır.
Selvili Dede Türbesi
Selvili Dede Kimdir: Selvili Dede muhtemelen köyün kurucusudur. Oğuzların Kayı boyundan olduklarını söyleyen Kenger halkı Alevi olduklarını belirtmektedir. Kenger isminin Keng-er yani Savaş Eri anlamında olduğunu söylemektedirler. Selvili Dede hakkında ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır.
Köyde düzenli olarak eylül ayının son haftasında Selvili Dede Kültür ve Dayanışma Şenliği düzenlenmektedir. Alevi inancına uygun olarak etkinlikler düzenlenmektedir. 

Türbenin Durumu: Mimari bir özelliği olmayan üstü kapalı, kenarları açık betonarme bir mezardır.  

Ziyaret Nedeni: Özellikle adına düzenlenen şenliklerde hayır duası ve değişik dilekler için ziyaret edilmektedir.

Kaynak: Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Manisa – Yenigün Matbaası -2013 / www.tr.wikipedia.org (Kenger Köyü maddesi)

Taylan Köken


29 Aralık 2017 Cuma

Said Emre Türbesi / MANİSA / KULA – Sarnıç Mahallesi

Türbenin Yeri: Said Emre Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Sarnıç (Köyü) Mahallesinin mezarlığındadır.
Said Emre Türbesi
Said Emre Kimdir: Said Dede, Şeyh Said Emre, Şıh Said Emre veya yalnızca Dede olarak da anılan Said Emre’nin asıl adı Sadettin olup Said adını Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin verdiği belirtilmektedir. Said Emre, Yunus Emre’nin çağdaşı ve en yakın takipçisi olan bir sûfidir. Said Emre, Hacı Bektaş-ı Velî’nin Makâlât adlı eserini Arapçadan Türkçeye çevirmiştir. Said Emre’nin Hacı Bektaş-ı Velî, Yunus Emre ve Hacım Sultan ile ilişkileri Makâlât ve Vilâyet-nâme’nin dışında Said’in şiirlerine de yansır. Said Emre’nin şiirlerine ancak Yunus Emre’nin şiirlerinin toplandığı cönklerde rastlanılmaktadır.
Vilâyetnâme’ye göre, Molla Sadeddin aslen Aksaraylı olup, büyük bir âlimdir ve Aksaray’da dört yüz mollaya ders okutmaktadır. Molla Sadeddin, dönemin yaygın geleneği gereği, Kayserili bir âlime bağlıdır ve her yıl onu ziyarete gitmektedir. Bu seyahatlerden birinde Said Emre, Sulucakarahöyük’e yakın Tuzköyü’nde Hacı Bektaş-ı Velî’yi tanır. Önce Hacı Bektaş-ı Velî’ye karşı çıkarsa da, daha sonra etkilenerek ona intisab eder. Bundan sonra Said Emre, Hacı Bektaş-ı Velî’nin on sekiz yıl hizmetinde kalır ve burada dönemin sûfî geleneğini öğrenir.
Hacı Bektaş-ı Velî, Said’i İç-il (İçel) bölgesine gönderir. Said Emre, Hacı Bektaş-ı Velî’nin ölümüne kadar İç-il bölgesinde sûfî faaliyetlerini sürdürür. Hacı Bektaş-ı Velî’nin ölümünden sonra ise, onun en önemli halifelerinden olan Hacım Sultan’a intisab eder ve Hacım Sultan’ın faaliyetlerini sürdürdüğü Batı Anadolu’ya, özellikle Karahisar-ı Öyük köyü, Sandıklı, Susuz, Uşak, Şeyhlü ve Seyitgazi’yi içine alan ve o devirde Germiyan ili denilen bölgeye gider. Said Emre, Hacım Sultan Zaviyesi’nin bulunduğu Uşak’ın yakınındaki Hacım köyünden yaklaşık olarak 100 kilometre daha batıda, bugün Manisa’nın Kula ilçesine bağlı Sarnıç köyünde zâviyesini kurar. Bu zâviyenin giderleri için bir vakıf kurulur, zâviyedârlık görevi de ‘evlâdiyet sistemi’ üzere Said Emre’nin çocuklarına verilir. Zâviyeye, zâviyedâr tayini ve gelir gider muhasebelerinin tutulması Osmanlı Devletinin sonuna kadar sürmüştür. Zâviyeden günümüze sadece Said Emre’nin mezarı gelebilmiştir.
      
Türbenin Durumu: Mezarlık içindeki türbenin etrafı taş ve tuğlalarla çevrilidir. Mezar ise yılların tahribatıyla dağınık durumdadır. Ayak ve Baş taşları devşirme antik malzemedendir.   
 
Said Emre Türbesi
Ziyaret Nedeni: Mezar, yöre halkı için en önemli ziyaretgâhlardan biridir. Özellikle çocuğu olmayanlar ile hastalar mezarı ziyaret etmekte ve ona bağlanmaktadır. Bu bağlanma işlemi şöyledir; çocuğu olmayan kadın veya erkek, mezarın ayakucunda iki rekât hacet namazı kılar, dua eder, sonra adakta bulunur, -meselâ, çocuğum olursa kurban keseceğim- ve mezarın ayakucunda bulunan “adak deliği”nden bir kısım toprak alır, bu toprağın içinde böcek türü bir canlı çıkarsa -hayra işarettir- ağzına veya toprağıyla vücuduna değecek şekilde koynuna atar, bağlanan kadınsa başörtüsünü, erkekse mendilini mezarın yanı başında bulunan maki (pırnar) ağacına bağlar. Kişi bu bağlanma merasimini bizzat kendisi yapabileceği gibi, bu işlemi bilen ve Şeyh Said Emre’yle bir şekilde râbıta hâlinde olan bir başkasına da yaptırabilir.
Yöre eskiden beri konar- göçer Yörük/Türkmenlerin kışlağı olduğundan mezara, sahipleri tarafından kısır hayvanlar da bağlanmaktadır. Hayvanların bağlanma işlemi ya hayvan sâhibi tarafından veya vekâleten bilen murâbıt bir kişi tarafından insanlarda uygulandığı gibi yapılmaktadır. Kısır hayvanlar bağlanırsa, dilek ağacına başörtüsü veya mendil yerine hayvandan kesilen bir tutam kıl- tüy bağlanılmaktadır. Hacet gerçekleşirse, adak -her neyse- yerine getirilmektedir. Hacette kurban adanmışsa, kurban mezarın başında kesilir ve fakirlere dağıtılır. Şeyh Said Emre’ye bağlandıktan sonra doğan çocuklara; erkek ise Said, Emre, Dede, Said Emre, Said Dede gibi isimler, kız ise Said Emre’nin annesinin adı, yani Fadime veya Fadime Ana gibi isimler konulmaktadır.

Menkıbeler: 1-) Şeyh Said Emre’ye manen bağlı olanlar onu; rüyada, ay dolunayken veya seher vakti kır bir atın üzerinde abdest almaya giderken, namaz kılarken veya kıbleye doğru oturmuş halde gördüklerini söylemektedirler. Bu rüya veya trans hâli rivayetlerine göre Said Emre; uzun boylu, uzun kır sakallı ve nuranî yüzlü bir kişiymiş. Erenlerle sohbet etmek veya Sarnıç suyuna abdest almak için şeyh bazen kır bir ata binerek, bazen de yıldız kaymasına benzeyen bir ışık şeklinde gidermiş. Said Emre’nin bu yolculuğu esnasında etraftaki ağaçlar, buğdaylar ve otlar hışırtıyla fırtınaya tutulmuş gibi, şeyhin rüzgârına kapılırmış. Said Emre, köylüler tarafından şimdiye karda üç kere görülmüş. Bunların ilki abdest almak için Sarnıca giderken, ikincisi kirlenen Sarnıcı temizlemesi için manevî bir murâbıtının kapısında, üçüncüsü de Kısmık denilen yerin üst tarafında, bir taşın üzerinde kıbleye doğru otururken (Anlatan: Fadime Gedik).

2-) Said Emre’nin mezarının bulunduğu Sarnıç köyü adını, köyün kıblesinde bulunan bir sarnıçtan almaktadır. Bu suya “Dede Suyu” adı verilmektedir. Sarnıç büyük bir yarın (kayanın) dibinde, düz tavandan ters kubbemsi bir gölete akmaktadır. Su kaynağından ne kadar çok akarsa aksın Sarnıçtan (göletten) -Zemzem gibi- dışa akmazmış. Hatta yıl ne kadar kurak olursa olsun kaynak yine de azalmaz, kurumaz aynı miktarda akmaya devam edermiş. Suyun nohut, fasulye ve barbunya gibi zor pişen yemeklerin daha güzel pişmesini sağlayan bir özelliği varmış. Eskiden Sarnıcın iki tarafında iki incir ağacı varmış. Sarnıç uzun yıllar bu tabii hâlini korumuş. Köylüler, Sarnıç ovasının arkasında Gediz nehrine doğru akan Ulucak adlı pınarın suyunu evlerine kadar getirince, insanlar Sarnıç suyuna uğramaz olmuş. Sarnıç başıboş hayvanlar tarafından kullanılmaz hâle getirilince, köylüler suyu Sarnıcın kenarına yaptıkları bir depoda toplayarak boruyla 150 metre kadar kuzeyden geçen yolun kenarına getirip buraya basit bir çeşme yapmışlar.
Sarnıç Suyu, köylüler tarafından kutsal kabul edilmektedir. Köyde Sarnıcın tabii hâlinin bozulması, bu su ile taharetlenmek ve kadınların muhtelif günlerinde, sarnıçtan su almaya gitmeleri mekruh sayılmaktadır. Bir rivayete göre, lohusa bir kadın Sarnıçtan su almış, ancak testisi paramparça olmuş (Anlatan: Fadime Gedik).

3-) Sarnıç köyü, bir yörük köyüdür. Köy 19. yüzyılda sekiz- on hane iken özellikle Cumhuriyet devrinde, Şehitli Türkmenlerinden bir oba bu köye yerleşmiş. Şehitli Türkmenleri bu köye yerleşmeden önce de, bu köyün merasında kışlamak için gelirlermiş. Bir yörük beyi, Şeyh Said Emre’nin mezarı ile Sarnıç Suyu arasına kışlamak için konmuş (yerleşmiş). Beyin evli üç oğlu, sayısız sürüleri ve bu sürüleri koruyan köpekleri varmış. Köpekler erenlerin hareketlerini hissediyor, şeyh abdest almaya gittiğinde, saldırarak şeyhi rahatsız ediyormuş. Şeyh, yörük beyinin rüyasında görünerek; “Beyim köpeklerin beni rahatsız ediyor, evini buradan kaldır” demiş. Adam rüyadır deyip kulak ardı etmiş. Müteâkip günlerde beyinin oğulları birer gün arayla ölmüşler. (Hacı Emine Sezgin).

4-) Bir gün bir canavar -başka bir rivâyete göre bir Yunan askeri- Said Emre’nin mezarını kazıyormuş. Bu hâl Umur Baba dağında yatan Şeyh Umur Dede’ye malûm olmuş. Umur Dede, mezar taşının baş kısmını fırlatarak, -iki mezarın arası kuş uçuşu ile en az 20 km vardır- canavarı veya Yunan askerini öldürmüş. Bu taş şimdi Said Emre’nin mezarının yanında durmaktadır. (Anlatan: Rahmetli Ümmet Gökefe).

5-) Şeyh Said Emre’nin mezarına seher vakti, zaman zaman bir ışık demeti inermiş. Bu ışığı gören ondan gözünü ayıramazmış. Işığın indiği sırada Said Emre’nin mezarının etrafında bir aydınlanma olurmuş. (Anlatan: Rahmetli Fadime Kulalı, Osman Alkan). Bu ışık, erenlerin birbirlerine ziyarete gidiş ve dönüşlerinde görünürmüş. Bu mânâda Said Emre’nin etrafta ziyarete gidip geldiği inanılan Selendi’nin Kazıklı köyünde Nurullah Efendi, Dedeler köyünde Şeyh Zeynel Âbidin, Umur Baba dağında Umur Dede ve Kula’nın Yunus Emre köyünde de Ömer Emre (Tapduk ve Yunus Emre’nin olduğu inanılmakta)’nin mezarları bulunmaktadır. Bir gün seher vakti, sekiz on kişilik bir grup tütün tarlasına gidiyorlarmış, Said Emre’nin mezarının yakınından geçerken, tütünlerin üzerine gökten toprak yağıyormuşçasına bir ses duymuşlar. Aynı anda da üzerlerinden kuzeye doğru bir ışık demeti geçmiş, bir süre sonra bir çember oluşturarak yine bir ışık demeti şeklinde yere inmiş. Tarlaya giden grup bu olaya birlikte şahit olmuşlar. (Anlatan: Ümmü Kaşıkçı).

6-) Said Emre‟nin mezarının doğu tarafında “Arık-yurdu” denilen bir yer vardır. Bir Türkmen kışlamak için buraya konar (çadırını kurar). Bu Türkmen gelinine Said Emre’nin kerameti ilham olunur. Kadın arada bir gizlice gider, Said Emre’nin mezarının ayakucuna yatarmış. Bu keramet hâli kadının davranışlarına da yansıdığı gibi arada bir kayboluşu sebebiyle, eşi onun gayr-ı meşru bir ilişki içinde oluşundan şüphelenir ve onu takip etmeye başlar. Bir gün kadını Said Emre’nin mezarının başında uyurken yakalar ve onu orada öldürerek, cesedini Said Emre’nin mezarının ayakucuna gömer. Ertesi gün tekrar geldiklerinde kadının cesedi kaybolur ve mezar yeri hiç kazılmamışa döner. (Anlatan: Hacı Emine Sezgin).

7-) Said Emre’yle ilgili menkıbelerin etkisinden olsa gerek, Sarnıç köyü Mezarlığı, köylülerce mânen daha etkileyici bulunmakta, ayrıca halk arasında mezarlıkla ilgili bir takım inanç motifleri bulunmaktadır. Meselâ, köylüler mezarlıktaki asırlık maki ağaçlarını kesmeyi, bu ağaçlarda yaşayan kumruları öldürmeyi, ayrıca mezarlıkta hayvan otlatmayı günah saymaktadırlar. Nitekim bir kadın mezarlıktaki bir ağaçtan bir budak kesmiş, aylarca kolu tutmamış, ağrımış. Ayrıca mezarlığın bakımı sırasında bazı ağaçları kestiren birinin de aynı gün bir ineği ölmüş. (Anlatan: Ayşe Gökefe).

Kaynak: www.hbvdergisi.gazi.edu.tr (Dr. Mustafa Alkan – Germiyan İlinde Bir Sufi: Said Emre) Bu maddenin tamamında Mustafa Alkan Hocamızın değerli makalesinden birçok bölüm aynen aktarılmıştır. Ayrıca makalede daha detaylı bilgiler de bulunmaktadır. Yazı ve fotoğraflar için sonsuz teşekkürlerimle.

Taylan Köken 

18 Aralık 2017 Pazartesi

Mahmut Dede Türbesi / MANİSA / KULA

Türbenin Yeri: Mahmut Dede Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesinin 2-3 km kadar güneyinde Mahmut Dede Caddesinin sonundadır. Yeri yaklaşık olarak Gölbaşı ile Şeritli Köyü arasındadır.

Mahmut Dede Kimdir: Horasan ereni olduğu kabul edilen Mahmut Dede hakkında herhangi bir bilgi yoktur.

Türbenin Durumu: Mimari bir özelliği olmayan üstü kapalı betonarme bir türbedir. Türbe içinde betonarmeden yapılmış Mahmut Dede’ye ait sanduka bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Mahmut Dede türbesi ilkbahar ve yaz aylarında yağmur ve hayır duası için ziyaret edilmektedir.

Kaynak: Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Manisa – Yenigün Matbaası -2013.

Taylan Köken

14 Aralık 2017 Perşembe

Dede Mezarları / MANİSA / KULA – Evciler Mahallesi

Türbelerin Yerleri: Dede Mezarları üç tane olup, Manisa İli, Kula İlçesi, Evciler (Köyü) Mahallesindedir.

Dedeler Kimdir: Evciler Köyü Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde iskân görmüş bir köydür. Evciler Köyü halkı Afyonkarahisar’a bağlı bir ilçe olan Evciler’den buraya geldiği belirtilmektedir. Köy Yörük/Türkmen’dir. Muhtemelen köyün halkı Anadolu’da birçok yerde adına rastlamış olduğumuz Oğuzların Bozok Boyunun Evci Kolundan olmalıdır.

Anadolu’da diğer Evciler yerleşimleri bakarsak; 1927 yılında nahiye olan Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine bağlı Evciler vardır. Ayrıca 1855/1867 salnamelerinde Ankara Eyaleti Bozok’a bağlı Evciler kazası bulunmaktaydı. Bu yerleşim günümüzde Yozgat’ın Çayıralan İlçesine bağlı köy statüsündedir. Adana Tufanbeyli İlçesine bağlı Evci Köyündeki Dilek Taşı ziyaretini daha önce bloğumuzda yayınlamıştık.

Yine Osmanlı Kayıtlarına göre Karaman, Diyarbakır, Hatay ve Giresun illerinde Evci/Evciler yerleşimleri bulunmaktaydı.

Evciler Köyü etrafında ziyaret edilen ve saygı gösterilen, yerel halkın Dede Mezarı/ Ermiş Mezarı olarak andığı üç tane ziyaret bulunmaktadır. Bu dedelerin Horasan’dan geldiği söylenmektedir. İsimleri bilinmemektedir.
      
Türbenin Durumu: Türbeler üzerleri açık mezar şeklindedir. Uzun süre önce defineciler tarafından tahrip edilmiştir.

Ziyaret Nedeni: Dede mezarları genellikle arife günleri hayır duası için tek tek ziyaret edilmektedir.

Kaynak: Yahya Aydın – Evciler Köyü (Vermiş olduğu bilgiler için teşekkür ederim) / TC. Başbakanlık Devlet Arşivleri Müdürlüğü – Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayınları - Osmanlı Yer Adları-II -2013

Taylan Köken


12 Aralık 2017 Salı

Nalçacı Dede Türbesi / MANİSA / KULA

Türbenin Yeri: Nalçacı Dede Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi 4 Eylül Mahallesinde, Nalçacıdede Sokak vardır, fakat yatırın burada olduğunu zannetmiyorum.

Nalçacı Dede Kimdir: Nalçacı Dede isminden anlaşıldığı üzere Nal(ça) yapan veya çakan esnaf erbabıdır. Hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur.

Yine kaynağımız olan Sayın Abdulhalim Durma’nın belirttiğine göre merkezde ayrıca Hacı Seyyah isimli yatır bulunmaktadır.
       
Türbenin Durumu: Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur.

Kaynak: Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Manisa – Yenigün Matbaası -2013

Taylan Köken 

9 Aralık 2017 Cumartesi

Tahir Efendi Türbesi / MANİSA / KULA – Kızılkaya Mahallesi

Türbenin Yeri: Tahir Efendi Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Kızılkaya Mahallesi, Kışla Meydanı’ndadır.
Tahir Efendi Türbe Kitabesi
Tahir Efendi Kimdir: Tahir Efendi türbe kitabesinde ve Osmanlı vakıf kayıtlarında da belirtildiği üzere gerçek ismi Şıh Es’adullah Efendi’dir. Kula halkı olarak Daren Dede veya Dar Efendi Dede ismiyle de anılmaktadır. Horasanlı olduğu söylenen Tahir Efendi Halveti tarikatına mensuptur. Tarikatını yaymak için Kula’ya gelmiştir.
Tahir Efendi Sandukası
Türbenin Durumu: Türbe girişindeki tamir kitabesine göre 1968 yılında yapılan onarımla özgün yapısından uzaklaşmıştır. Türbenin 400 yıl kadar önce Selçuklu mimarisi tarzında kubbeli tarzda yapılmıştır. Kareye yakın planlı, kümbeti andıran, üstü kiremit çatılı bir türbe halini almıştır. İçinde yol kotunun altında Tahir Efendi’nin sandukası bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Tahir Efendi kabri genellikle hayır duası için ziyaret edilmektedir. Ayrıca sevap kazanmak ve değişik sıkıntılardan kurtulmak için de ziyaret edilmektedir.

Menkıbeler: Menkıbeyi Sayın Abdüllatif Uyan Beyin Türkiye Gazetesi sayfasında yayınlamış olduğu yazıdan aktarıyorum: Anadolu’nun Kula ilçesinde medfun olan “Tahir Efendi” devrinde, Müslüman olmayan birisi hastalanmıştı. Tabipler çare bulamadılar. Hastalık gittikçe ağırlaşmıştı. Ve bir gece... Çaresizlikten Tahir Efendi’yi düşündü adam. Kendisi Müslüman değilse de, Onun, Allah’a yakın bir zat olduğunu biliyordu. Onu vesile ederek,
- Yâ Rabbî! O zat senin sevgili kulunsa, onun hürmetine bana şifa ver! diye dua etti.
Ellerini yüzüne sürerken çalındı kapısı. Açtığında Tahir Efendi’yi gördü eşikte. Çok şaşırmıştı.
- Buyurun efendim! dedi. Safa geldiniz.
Ancak girmedi mübarek. Elinde üç beş tane elma vardı. Onları adama uzatıp,
- Bunlardan ye. Allah’ın izniyle iyileşirsin dedi ve ayrıldı.
Adam o elmalardan yer yemez iyileşti birden. Öyle ki hastalıktan eser kalmadı vücudunda. Sonrası malum. Şehadeti söyleyip Müslüman oldu. 

Kaynak: Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Manisa – Yenigün Matbaası -2013 / Nihat Aytürk-Bayram Altan –Türkiye’de Dini Ziyaret Yerleri –Altanoğlu Matbaası- 1992 /  Abdüllatif Uyan – www.turkiyegazetesi.com.tr

Taylan Köken 

5 Aralık 2016 Pazartesi

Susuz Dede Türbesi / İZMİR / KONAK -Göztepe –Susuz Dede Parkı

Türbenin Yeri: Susuz Dede Türbesi, İzmir İli Konak İlçesi Göztepe Semti Susuz Dede Parkı/Tepesi üzerinde bulunmaktadır. Parka hem İnönü caddesinden hem de Mithatpaşa caddesinden giriş vardır.
 
Susuz Dede Mezarı
Susuz Dede Kimdir: Susuz Dede’nin bulunduğu tepe Ayos Agapi (Kutsal aşk-Kutsal Sevgi anlamındadır) olarak anılmaktaydı. Burada bir kilise bulunduğu söylenmektedir. 

Susuz Dede’nin kim olduğu konusunda kesin bilgiler yoktur. Bölgede gerçekleşen bir savaşta susuzluktan öldüğü söylenmektedir. Bu konuda değişik söylenceler bulunmaktadır. Bir tanesi de;  İzmir’in alınmasında emeği geçen Selçuklu alpereni bir zat olduğu, bu sırada susuzluktan öldüğü söylenmektedir. Asker olduğu da söylenmekte, evliya olduğu da söylenmektedir.
Susuz Dede Mezarı
Bir başka Susuz Dede rivayeti şöyledir: Asıl adının Ali olduğu iddia edilen dedenin mezarında, hiç kimsenin gömülü olmadığı da savunulmaktadır. Çok eski zamanlara giden bir başka söylenceye göre de İzmir’in bir başka ünlü yatırı olan Mızraklı Dede’nin kardeşi olarak rivayet edilen Susuz Dede, bir cenkten yaralı döndükten sonra, köyü olan Buca yakınlarındaki Işıklar’a doğru giderken, oldukça sıcak bir yaz günü bu tepeye gelir ve su istedikten sonra da aldığı yaraların etkisiyle hakkın rahmetine kavuşur. Tıpkı Mızraklı Dede gibi, Ciğer Dede ile Kabak Dede’nin de Susuz Dede’nin kardeşi olarak anlatıldığı görülür.

Kesin olmamakla birlikte anlatılan ve gerçeğe en yatkın gibi duran anlatı ise şöyledir; Susuz Dede, Hafız Nusret Mehmet Efendi adında bir Bektaşi ermişidir. 20. Yüzyıl’ın başlarında, bir başka söylenceye göre de 19. Yüzyıl’da Horasan’dan gelerek Göztepe’ye yerleşmiş olan bu kişi, civardaki İtalyan Bahçesi’nin Arnavut bahçıvanı ile dost olur. Aralarında yaptıkları sohbetlerde, tepenin güzelliğinden söz ederken, “Ancak suyu eksik” diye de yakınır durur. Arnavut bahçıvan bunun üzerine çok sevdiği arkadaşı için hiç aksatmadan her gün tepeye su taşımaya başlar. Bir zaman sonra Bektaşi hayata veda edince, onu çok sevdiği tepeye gömüp, taşıdığı su ile mezarını her gün sular. Bunu görenler de, su taşıyarak dilek ve su adağında bulunmaya başlarlar.
Susuz Dede Parkı
Türbenin Durumu: Susuz Dede Parkının en yüksek yerinde üstü açık mezarı vardır. Mezarın bir kitabesi yoktur. Baş taşı bulunmakta ve onun önündeki taşa kabaca Susuz Dede yazısı bulunmaktadır. Mezarın arkasında mum adağı için bir kaya (muhtemelen tepeden devşirme) bulunmaktadır. Yine mezar yakınında sonradan yapılma bir çeşme bulunmaktadır.
Susuz Dede Mezarı
Ziyaret Nedeni: Susuz Dede Türbesi özellikle Cuma günleri ziyaret edilmektedir. Ziyaretçiler türbeye dökmek için su taşırlar. Değişik dilekler için adaklar adanmaktadır. Mum adağı yapan çoktur. Fuar zamanı sanatçılar ve önemli müsabakalar öncesinde sporcular da mezarı ziyaret etmektedir.   

Gelen ziyaretçiler genellikle kadınlardan oluşur. Mezarı başında mevlit-kandil ve Yasin okurlar. Adaklık olarak horoz adanır. Mezarının etrafına iplik dolarlar. Türbeye bol bol su dökerler ve biriken sudan alıp başlarına sürerek muratlarının olmasını dilerler.


Kaynakça: Nihat Aytürk-Bayram Altan –Türkiye’de Dini Ziyaret Yerleri –Altanoğlu-1992 / www.evliyalar.net 

Taylan Köken 

9 Ağustos 2015 Pazar

Hamza Dede Türbesi / ANTALYA / ELMALI – Beyler Mahallesi

Türbenin Yeri: Hamza Dede Türbesi, Antalya İli, Elmalı İlçesi, Beyler Mahallesindedir.

Hamza Dede Kimdir: Hamza Dedenin kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. 

Türbenin Durumu: Türbe üstü açık mezar şeklindedir.


Taylan Köken 

10 Temmuz 2015 Cuma

Musa Dede Türbesi / ANTALYA / ALANYA – Sugözü Mahallesi

Türbenin Yeri: Musa Dede Türbesi, Antalya İli, Alanya İlçesi, Sugözü Mahallesindedir.

Musa Dede Kimdir: Pelit Evliyası olarak da anılan Musa Dede hakkında yeterinde bilgi yoktur. Musa Dede’nin Horasan’dan bölgeye gelen yedi dervişten biri olduğu söylenmektedir. Pelit Evliyası adını türbe etrafından bulunan ağaçlardan almaktadır. 

Türbenin Durumu: Türbe iki bölümden oluşur. Birinci bölüm ibadet yeri ve adak hediyelerinin toplandığı oda, ikinci bölüm ise türbe bölümüdür. Türbe içinde Musa Dede sandukası ve küçük bir çocuğa ait bir sanduka bulunmaktadır. Türbenin herhangi bir mimari özelliği yoktur. Türbe kapalıdır ve türbedar tarafından açılmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Musa Dede her türlü rahatsızlık için ve dilek için ziyaret edilmektedir. Dileği olan bayanlar tavuk, erkekler ise horoz keserler. Ayrıca büyük baş hayvan da kesilmektedir. Türbe dışında mum adağı da yakılmaktadır.

Menkıbeler: 1-) Musa Dede hakkında anlatılan bir menkıbeye Sayın Metin Türktaş’ın değerli araştırmasından buraya aynen aktarmayı uygun gördük.
"Kıbrıs Savaşı'nın olduğu günlerdeydi (1974), bir gün Evliyanın üzerindeki sarığı yıkamıştım. Sarık tertemiz oldu ve ertesi gün alıp yerine koydum. Bir gün sonra tekrar geldiğimde baktım ki sarık yerinde yok. Çok korktum, her tarafı aradım ama bulamadım. Kapıyı kilitleyip eve doğru giderken çeşmenin yanında önüme bir adam dikildi. " Kızım, Evliya, Kıbrıs'a savaşmaya gitti merak etme" dedi ve kayboldu. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum, sarık tekrar yerine geldi. Eve gidip çocuklarıma sordum gerçekten de Kıbrıs Savaşı bitmişti."

Kaynak: Metin Türktaş –Alanya ve Köylerindeki Türbe Yatır ve Adak Yerleri -1997

Taylan Köken 

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Köklem Dede Türbesi / ANTALYA / ALANYA – Türkler Mahallesi

Türbenin Yeri: Köklem Dede Türbesi, Antalya İli, Alanya İlçesi, Türkler (Kasabası) Mahallesine Akdeniz’e dökülen Kargı Çayının yanındadır.
Köklem Dede Türbesi
Köklem Dede Kimdir: Köklem Dede, Köklem Dede Evliyası, Büklem Dede veya yalnız Türbe olarak anılmaktadır. Kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Ama eski bir Türk Mezarlığında bulunması, mezarlık yanında tarihi kalıntılar bulunması sebebiyle eski bir türbe olduğu düşünülmekte ve ifade edilmektedir. 

Türbenin Durumu: Türbe 3x1,5m ölçülerinde 60cm bir duvarla çevrili, üstü tahta çatıyla kaplı ve eski bir mezarlığın içindedir.

Ziyaret Nedeni: Köklem Dede Türbesi değişik dilekler ve istekler için ziyaret edilir. Mezar yanındaki meşe ağacına çiviler çakılır, bu çivilere saçlar, boncuklar, bez parçaları değişik renkte iplikler bağlanır. Özellikle siğil derdinden muzdarip olanlar türbeyi ziyaret eder. Türbede siğili keserler ve kanını bir çiviye sürüp, çiviyi ağaca çakarlar.

Menkıbeler: 1-) Köklem Dede hakkında anlatılan bir menkıbeye Sayın Metin Türktaş’ın değerli araştırmasından buraya aynen aktarmayı uygun gördük.
“Evliya'nın mezarının bulunduğu yer ormanlık bir yerdir. Benim küçüklüğümde oradaki ormanlar daha da fazlaydı. Ormanın çok olduğu yer de kuş da çok olur. Ben de çocukken bundan faydalanarak oralara "kapan" kurmaya giderdim. Yine bir gün, kapan kurmak için gittiğimde, kapan için yassı bir taşa ihtiyacım oldu. Daha önce böyle taşları mezarlıktan bulabildiğim için yine oraya gittim. Aradığım taşı Evliya'nın mezarı üzerinde buldum. Taşı yerden kaldırır kaldırmaz karnıma müthiş bir ağrı saplandı.
Ben, ağrıya fazla aldırmadan, taşı kullanacağım yere kadar götürdüm; ancak ağrıdan kapanı kuramadan kendimi eve zor attım. Akşam olunca anneme karnımın çok ağrıdığını ve hasta olduğumu söyledim. Annem hemen, "Yoksa Türbe'den bir şey mi aldın, oralardan bir ağaç mı kestin ?" diye sordu. Şimdi düşünüyorum da demek ki annem daha önceden buna benzer şeyleri duymuş ya da yaşamış ki hemen bana o sorulan sordu. Ben de başıma gelenleri olduğu gibi anlattım. Bana sabah olur olmaz oraya gitmemi ve aldığım taşı yerine koymamı söyledi. Sabah olunca gidip aldığım taşı korka korka yerine koydum ve hemen karnımın ağrısı kesildi. Sonradan öğrendiğime göre, benim aldığım taş, Evliya'nın hece taşıymış.”

Kaynak: Metin Türktaş –Alanya ve Köylerindeki Türbe Yatır ve Adak Yerleri -1997

Taylan Köken 

12 Haziran 2015 Cuma

Hıdrellez Dede Ziyareti / ANTALYA / ALANYA – Hacımehmetler Mahallesi

Ziyaretin Yeri: Hıdrellez Dede Ziyareti, Antalya İli, Alanya İlçesi, Hacımehmetler (Köyü) Mahallesinin kuzey doğusunda denizi gören bir tepe üzerindedir.
Hıdrellez Dede Ziyareti
Hıdrellez Dede Kimdir: Hıdılellez Dede olarak da anılan ziyaret yeri Rumların yaşadığı dönemde ziyaret edilen bir kilisedir. Türklerin gelişiyle birlikte kilise camiye çevrilmiş, ziyarete Türkler devam etmiştir. Mübadele dönemine kadar Rumların ziyaret yeri olan makam daha sonra Türkler tarafından ziyaret edilmiştir. Rumlar halen bu alana ara sıra da olsa gelmekteymiş. Bahar aylarında ziyaret edilmesinden dolayı Hıdrellez adı aldığı düşünülmektedir.

Ziyaret Durumu: Ziyaret eski bir kiliseden devşirme olan camidir. İki kapısı olan kilisenin içinde, mihrap şeklinde bir düzenleme mevcuttur. Güneye bakan kapının üzerinde Latince yazıt ve bir haç bulunmaktadır. Mihrabın olduğu alan ziyaret yeri olarak kullanılmaktadır.
Ziyaret çevresi eski Rum Köyüdür.

Ziyaret Nedeni: Bahar aylarında Yağmur Duası için ziyaret edilen bir makamdır. Ayrıca değişik dilekler için de ziyaret yapılmaktadır. Mihrabın orada dilek için mum yakılmaktadır. Bu duvar yapışkan bir hal almıştır. Dilek dileyenler yanında getirdikleri bozuk paraları yapışkan duvara atarlar. Para duvara yapışırsa dileklerinin olacağına inanılmaktadır.

Kaynak: Metin Türktaş –Alanya ve Köylerindeki Türbe Yatır ve Adak Yerleri -1993 – www.panoramio.com (Suat Narin’e teşekkürlerimle)

Taylan Köken 

1 Mayıs 2015 Cuma

Uzun Dede Türbesi / ANTALYA / AKSEKİ – Kepez Köyü

Türbenin Yeri: Uzun Dede Türbesi, Antalya İli, Akseki İlçesi, Kepez Köyü’nün yaylası olan Çimi Yaylası yolu üzerindedir.

Uzun Dede Kimdir: Kepez Köyü eski kayıtlarda Kışla olarak geçmektedir. Bu adı kışları buraya çıkan Yörük/Türkmen’lerden almaktadır. Kayıtlarda Salsal Seydi Zaviyesine rastlanmaktadır. Salsal Seydi’nin Kolonizatör Dervişlerden olduğu belirtilmektedir.
Yine Alanya Kayıtlarında Kışla Karyesinde Çatal Seydi adına kurulmuş zaviye bulunmaktadır. Çatal Seydi aslında zaviyesini Kepez’de kurmuştur. Yazları o da yaylaya çıkarmış. Bir sene yine yaylağa çıkarken Çimi Yaylası yolunda vefat etmiştir. Burada gömülmüştür. Çimi Yaylası yolunda bulunan ve bölgede Uzun Dede olarak anılan iki uzun mezar vardır. Bunlardan birinin Çatal Seydi’ye ait olduğu düşünülebilir.
Kepez’in eski kayıtlarında köyün yakınlarında konup göçen Seyyid Cemalettin, Seyyid İbrahim adlarında zatların tekkeleri bulunmaktaymış. Köy civarında günümüzde de ziyaret edilen yatırların bunların öğrencileri olabileceği düşünülmektedir.
Bu bilgiler ışığında Uzun Dede olarak anılan zatın kayıtlarda adı geçen Salsal Seydi olma ihtimali vardır.

Türbenin Durumu: Türbe üstü açık iki uzun mezardan oluşmaktadır. 

Ziyaret Nedeni: Türbe özellikle bahar aylarında yağmur duası için ziyaret edilir ve değişik dilekler için ziyaret edilmektedir.
    
Kaynak: Kemal Özkaynak –Akseki Kazası -1954

Taylan Köken 

15 Nisan 2015 Çarşamba

Tutlu Dede Türbesi / ANTALYA / AKSEKİ – Çınardibi Köyü

Türbenin Yeri: Tutlu Dede Türbesi, Antalya İli, Akseki İlçesi, Çınardibi Köyündedir.

Tutlu Dede Kimdir: Değerli araştırmacı Ali Sümbül’e göre Tutlu Dede Köyün kurucusudur. Yörük/Türkmen Cemaatinden olan ve eski kayıtlarda Tusuz/Tutsuz olarak geçen köy kurucusu olarak telaffuz edilir. Tutlu Dede’nin yaşlılıktan dolayı artık göçemez hale gelince köyün kurulduğu söylenmektedir. 

Türbenin Durumu: Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur.  

Kaynak: Ali Sümbül –Akseki ve Köyleri –Yaylacık Matbaası -1989

Taylan Köken