Şeyh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şeyh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2025 Çarşamba

Pir Ahmet Beşeri Türbesi / KÜTAHYA / Merkez – Sofça Köyü

 

Pir Ahmet Beşeri Türbesi

Pir Ahmet Beşeri Türbesi

Pir Ahmet Türbesinin Yeri: Kütahya İli, Merkez İlçesine bağlı Sofça Mahallesi(Köyü) sınırları içindedir. Eskişehir-Kütahya karayolunun ve Porsuk Barajının batısında, Pirahmet Dağı mevkiinde bulunan türbedir.

Pir Ahmet Beşeri Türbesi

Pir Ahmet Beşeri Türbesi

Pir Ahmet Beşeri Türbesi

Pir Ahmet Beşeri Türbesi

Pir Ahmet Kimdir: Kütahya’nın Kalburcu köyünde doğduğu, torunu Gaybi’nin aktarımına göre; “Herkesin sohbetine katıldığı, sözlerini dinlediği, hal ve hareketlerini örnek aldığı bir kimse olduğunu, bu sebepten kendisine “Pîr” denildiği…” için, Kalburcu Şeyhi Pir Ahmet Efendi olarak anılmaktadır.

Yine torununun Biatname eserinden aktardığına göre Ahmet Efendi Karaman’da Cem Seyyah’tan ve İstanbul’da Koca Mustafa Paşa Şeyhi Sünbül Sinan’dan icazet alır ve köyüne gelerek burada zaviyesine kurar. Çiftçilikle geçinir, ömrü boyunca bağış, sadaka ve yardımları geri çevirmiş, işinden elde ettiği gelirlerini zaviyesine misafir olanlara ikram yapar, ikramları hiç bitmez imiş. Gelen gidene, “Bu bereket, Şeyhim Abdullatif Efendi’nin bereket duasıdır.” dermiş.

Pir Ahmet Efendi’nin oğlu Şeyh Beşir, torunu Müfti Derviş de Halveti geleneğinden gelmektedir. Torununun oğlu olan Sunullah-ı Gaybi de Halvetiliğin bölgedeki en önemli temsilcisi olmuştur.

II. Selim şehzade iken Pir’i ziyaret ederek duasını almış ve zaviyesinin yanına bir cami inşa ettirmiştir. Pir Ahmet Efendi 1570 tarihinde vefat edince zaviyesine gömülmüş, 1949 yılında Porsuk Barajının yapılması üzerine naşı Eskişehir-Kütahya yolunun üzerine, bugünkü yerine nakil olmuştur.

Türbenin Durumu: Türbe kare planlıdır, kubbesi ve kırma kiremit çatı altıgen planlıdır. Türbe kapısının üstündeki tabelaya göre; Pir Ahmet Beşeri Armutlu nahiyesinde Kalburlu çiftliğinde doğmuş olup, Porsuk Barajının inşası nedeniyle naşı 1949 yılında taşınmış, şimdiki türbe binası ise 1955 yılında Maarif Vekâleti tarafından inşa edilmiştir. Türbe içindeki tek büyük mezar Pir Ahmet’e aitken, yan yana dizili olan sekiz sandukada Pir’in aile efradının yattığı düşünülmektedir.

Giriş kapısının sağında bahçe köşesinde bir kulübe mumluk olarak kullanılmaktadır. Türbenin sağında bahçenin alt kısmında Derviş Ahmet ve Mehmet’in medfun bulunduğu bir türbe daha mevcuttur.

Pir Ahmet Beşeri Türbesi Mumluk

Derviş Ahmet ve Mehmet Türbesi

Derviş Ahmet ve Mehmet Türbesi

Derviş Ahmet ve Mehmet Türbesi

Ziyaret Nedeni: Genellikle çevre sakinleri tarafından ziyaret edilmektedir. Özellikle Sofça Köyü halkı türbeye sahip çıkmakta, 2009 yılından itibaren düzenli olarak adına festival etkinlikleri düzenlenmektedir.

Sofça Köyü ve yakınında bulunan Alevi köyleri tarafından Ocak Dedesi olarak kabul edilen Pir Ahmed, bu inanıştaki köylerin talipleri arasında saygı duyulan ve hürmet edilen bir dede olarak kabul edilir.

Kaynakça: Rifat Türkel, Sofça Örnekleminde Kalburcu Şeyhi Pîr Ahmed Efendi ve Alevilik Anlayışı,  İnsan ve Toplum Dergisi, Sayı:6-1, 2016.

Not: Metinde kullanılan bilgilerin çoğunluğu kaynakçada belirtilen makaleden alınmıştır. Fotoğraflar 5 Şubat 2004 tarihinde tarafımdan çekilmiştir. 

Taylan Köken

29 Aralık 2017 Cuma

Said Emre Türbesi / MANİSA / KULA – Sarnıç Mahallesi

Türbenin Yeri: Said Emre Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Sarnıç (Köyü) Mahallesinin mezarlığındadır.
Said Emre Türbesi
Said Emre Kimdir: Said Dede, Şeyh Said Emre, Şıh Said Emre veya yalnızca Dede olarak da anılan Said Emre’nin asıl adı Sadettin olup Said adını Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin verdiği belirtilmektedir. Said Emre, Yunus Emre’nin çağdaşı ve en yakın takipçisi olan bir sûfidir. Said Emre, Hacı Bektaş-ı Velî’nin Makâlât adlı eserini Arapçadan Türkçeye çevirmiştir. Said Emre’nin Hacı Bektaş-ı Velî, Yunus Emre ve Hacım Sultan ile ilişkileri Makâlât ve Vilâyet-nâme’nin dışında Said’in şiirlerine de yansır. Said Emre’nin şiirlerine ancak Yunus Emre’nin şiirlerinin toplandığı cönklerde rastlanılmaktadır.
Vilâyetnâme’ye göre, Molla Sadeddin aslen Aksaraylı olup, büyük bir âlimdir ve Aksaray’da dört yüz mollaya ders okutmaktadır. Molla Sadeddin, dönemin yaygın geleneği gereği, Kayserili bir âlime bağlıdır ve her yıl onu ziyarete gitmektedir. Bu seyahatlerden birinde Said Emre, Sulucakarahöyük’e yakın Tuzköyü’nde Hacı Bektaş-ı Velî’yi tanır. Önce Hacı Bektaş-ı Velî’ye karşı çıkarsa da, daha sonra etkilenerek ona intisab eder. Bundan sonra Said Emre, Hacı Bektaş-ı Velî’nin on sekiz yıl hizmetinde kalır ve burada dönemin sûfî geleneğini öğrenir.
Hacı Bektaş-ı Velî, Said’i İç-il (İçel) bölgesine gönderir. Said Emre, Hacı Bektaş-ı Velî’nin ölümüne kadar İç-il bölgesinde sûfî faaliyetlerini sürdürür. Hacı Bektaş-ı Velî’nin ölümünden sonra ise, onun en önemli halifelerinden olan Hacım Sultan’a intisab eder ve Hacım Sultan’ın faaliyetlerini sürdürdüğü Batı Anadolu’ya, özellikle Karahisar-ı Öyük köyü, Sandıklı, Susuz, Uşak, Şeyhlü ve Seyitgazi’yi içine alan ve o devirde Germiyan ili denilen bölgeye gider. Said Emre, Hacım Sultan Zaviyesi’nin bulunduğu Uşak’ın yakınındaki Hacım köyünden yaklaşık olarak 100 kilometre daha batıda, bugün Manisa’nın Kula ilçesine bağlı Sarnıç köyünde zâviyesini kurar. Bu zâviyenin giderleri için bir vakıf kurulur, zâviyedârlık görevi de ‘evlâdiyet sistemi’ üzere Said Emre’nin çocuklarına verilir. Zâviyeye, zâviyedâr tayini ve gelir gider muhasebelerinin tutulması Osmanlı Devletinin sonuna kadar sürmüştür. Zâviyeden günümüze sadece Said Emre’nin mezarı gelebilmiştir.
      
Türbenin Durumu: Mezarlık içindeki türbenin etrafı taş ve tuğlalarla çevrilidir. Mezar ise yılların tahribatıyla dağınık durumdadır. Ayak ve Baş taşları devşirme antik malzemedendir.   
 
Said Emre Türbesi
Ziyaret Nedeni: Mezar, yöre halkı için en önemli ziyaretgâhlardan biridir. Özellikle çocuğu olmayanlar ile hastalar mezarı ziyaret etmekte ve ona bağlanmaktadır. Bu bağlanma işlemi şöyledir; çocuğu olmayan kadın veya erkek, mezarın ayakucunda iki rekât hacet namazı kılar, dua eder, sonra adakta bulunur, -meselâ, çocuğum olursa kurban keseceğim- ve mezarın ayakucunda bulunan “adak deliği”nden bir kısım toprak alır, bu toprağın içinde böcek türü bir canlı çıkarsa -hayra işarettir- ağzına veya toprağıyla vücuduna değecek şekilde koynuna atar, bağlanan kadınsa başörtüsünü, erkekse mendilini mezarın yanı başında bulunan maki (pırnar) ağacına bağlar. Kişi bu bağlanma merasimini bizzat kendisi yapabileceği gibi, bu işlemi bilen ve Şeyh Said Emre’yle bir şekilde râbıta hâlinde olan bir başkasına da yaptırabilir.
Yöre eskiden beri konar- göçer Yörük/Türkmenlerin kışlağı olduğundan mezara, sahipleri tarafından kısır hayvanlar da bağlanmaktadır. Hayvanların bağlanma işlemi ya hayvan sâhibi tarafından veya vekâleten bilen murâbıt bir kişi tarafından insanlarda uygulandığı gibi yapılmaktadır. Kısır hayvanlar bağlanırsa, dilek ağacına başörtüsü veya mendil yerine hayvandan kesilen bir tutam kıl- tüy bağlanılmaktadır. Hacet gerçekleşirse, adak -her neyse- yerine getirilmektedir. Hacette kurban adanmışsa, kurban mezarın başında kesilir ve fakirlere dağıtılır. Şeyh Said Emre’ye bağlandıktan sonra doğan çocuklara; erkek ise Said, Emre, Dede, Said Emre, Said Dede gibi isimler, kız ise Said Emre’nin annesinin adı, yani Fadime veya Fadime Ana gibi isimler konulmaktadır.

Menkıbeler: 1-) Şeyh Said Emre’ye manen bağlı olanlar onu; rüyada, ay dolunayken veya seher vakti kır bir atın üzerinde abdest almaya giderken, namaz kılarken veya kıbleye doğru oturmuş halde gördüklerini söylemektedirler. Bu rüya veya trans hâli rivayetlerine göre Said Emre; uzun boylu, uzun kır sakallı ve nuranî yüzlü bir kişiymiş. Erenlerle sohbet etmek veya Sarnıç suyuna abdest almak için şeyh bazen kır bir ata binerek, bazen de yıldız kaymasına benzeyen bir ışık şeklinde gidermiş. Said Emre’nin bu yolculuğu esnasında etraftaki ağaçlar, buğdaylar ve otlar hışırtıyla fırtınaya tutulmuş gibi, şeyhin rüzgârına kapılırmış. Said Emre, köylüler tarafından şimdiye karda üç kere görülmüş. Bunların ilki abdest almak için Sarnıca giderken, ikincisi kirlenen Sarnıcı temizlemesi için manevî bir murâbıtının kapısında, üçüncüsü de Kısmık denilen yerin üst tarafında, bir taşın üzerinde kıbleye doğru otururken (Anlatan: Fadime Gedik).

2-) Said Emre’nin mezarının bulunduğu Sarnıç köyü adını, köyün kıblesinde bulunan bir sarnıçtan almaktadır. Bu suya “Dede Suyu” adı verilmektedir. Sarnıç büyük bir yarın (kayanın) dibinde, düz tavandan ters kubbemsi bir gölete akmaktadır. Su kaynağından ne kadar çok akarsa aksın Sarnıçtan (göletten) -Zemzem gibi- dışa akmazmış. Hatta yıl ne kadar kurak olursa olsun kaynak yine de azalmaz, kurumaz aynı miktarda akmaya devam edermiş. Suyun nohut, fasulye ve barbunya gibi zor pişen yemeklerin daha güzel pişmesini sağlayan bir özelliği varmış. Eskiden Sarnıcın iki tarafında iki incir ağacı varmış. Sarnıç uzun yıllar bu tabii hâlini korumuş. Köylüler, Sarnıç ovasının arkasında Gediz nehrine doğru akan Ulucak adlı pınarın suyunu evlerine kadar getirince, insanlar Sarnıç suyuna uğramaz olmuş. Sarnıç başıboş hayvanlar tarafından kullanılmaz hâle getirilince, köylüler suyu Sarnıcın kenarına yaptıkları bir depoda toplayarak boruyla 150 metre kadar kuzeyden geçen yolun kenarına getirip buraya basit bir çeşme yapmışlar.
Sarnıç Suyu, köylüler tarafından kutsal kabul edilmektedir. Köyde Sarnıcın tabii hâlinin bozulması, bu su ile taharetlenmek ve kadınların muhtelif günlerinde, sarnıçtan su almaya gitmeleri mekruh sayılmaktadır. Bir rivayete göre, lohusa bir kadın Sarnıçtan su almış, ancak testisi paramparça olmuş (Anlatan: Fadime Gedik).

3-) Sarnıç köyü, bir yörük köyüdür. Köy 19. yüzyılda sekiz- on hane iken özellikle Cumhuriyet devrinde, Şehitli Türkmenlerinden bir oba bu köye yerleşmiş. Şehitli Türkmenleri bu köye yerleşmeden önce de, bu köyün merasında kışlamak için gelirlermiş. Bir yörük beyi, Şeyh Said Emre’nin mezarı ile Sarnıç Suyu arasına kışlamak için konmuş (yerleşmiş). Beyin evli üç oğlu, sayısız sürüleri ve bu sürüleri koruyan köpekleri varmış. Köpekler erenlerin hareketlerini hissediyor, şeyh abdest almaya gittiğinde, saldırarak şeyhi rahatsız ediyormuş. Şeyh, yörük beyinin rüyasında görünerek; “Beyim köpeklerin beni rahatsız ediyor, evini buradan kaldır” demiş. Adam rüyadır deyip kulak ardı etmiş. Müteâkip günlerde beyinin oğulları birer gün arayla ölmüşler. (Hacı Emine Sezgin).

4-) Bir gün bir canavar -başka bir rivâyete göre bir Yunan askeri- Said Emre’nin mezarını kazıyormuş. Bu hâl Umur Baba dağında yatan Şeyh Umur Dede’ye malûm olmuş. Umur Dede, mezar taşının baş kısmını fırlatarak, -iki mezarın arası kuş uçuşu ile en az 20 km vardır- canavarı veya Yunan askerini öldürmüş. Bu taş şimdi Said Emre’nin mezarının yanında durmaktadır. (Anlatan: Rahmetli Ümmet Gökefe).

5-) Şeyh Said Emre’nin mezarına seher vakti, zaman zaman bir ışık demeti inermiş. Bu ışığı gören ondan gözünü ayıramazmış. Işığın indiği sırada Said Emre’nin mezarının etrafında bir aydınlanma olurmuş. (Anlatan: Rahmetli Fadime Kulalı, Osman Alkan). Bu ışık, erenlerin birbirlerine ziyarete gidiş ve dönüşlerinde görünürmüş. Bu mânâda Said Emre’nin etrafta ziyarete gidip geldiği inanılan Selendi’nin Kazıklı köyünde Nurullah Efendi, Dedeler köyünde Şeyh Zeynel Âbidin, Umur Baba dağında Umur Dede ve Kula’nın Yunus Emre köyünde de Ömer Emre (Tapduk ve Yunus Emre’nin olduğu inanılmakta)’nin mezarları bulunmaktadır. Bir gün seher vakti, sekiz on kişilik bir grup tütün tarlasına gidiyorlarmış, Said Emre’nin mezarının yakınından geçerken, tütünlerin üzerine gökten toprak yağıyormuşçasına bir ses duymuşlar. Aynı anda da üzerlerinden kuzeye doğru bir ışık demeti geçmiş, bir süre sonra bir çember oluşturarak yine bir ışık demeti şeklinde yere inmiş. Tarlaya giden grup bu olaya birlikte şahit olmuşlar. (Anlatan: Ümmü Kaşıkçı).

6-) Said Emre‟nin mezarının doğu tarafında “Arık-yurdu” denilen bir yer vardır. Bir Türkmen kışlamak için buraya konar (çadırını kurar). Bu Türkmen gelinine Said Emre’nin kerameti ilham olunur. Kadın arada bir gizlice gider, Said Emre’nin mezarının ayakucuna yatarmış. Bu keramet hâli kadının davranışlarına da yansıdığı gibi arada bir kayboluşu sebebiyle, eşi onun gayr-ı meşru bir ilişki içinde oluşundan şüphelenir ve onu takip etmeye başlar. Bir gün kadını Said Emre’nin mezarının başında uyurken yakalar ve onu orada öldürerek, cesedini Said Emre’nin mezarının ayakucuna gömer. Ertesi gün tekrar geldiklerinde kadının cesedi kaybolur ve mezar yeri hiç kazılmamışa döner. (Anlatan: Hacı Emine Sezgin).

7-) Said Emre’yle ilgili menkıbelerin etkisinden olsa gerek, Sarnıç köyü Mezarlığı, köylülerce mânen daha etkileyici bulunmakta, ayrıca halk arasında mezarlıkla ilgili bir takım inanç motifleri bulunmaktadır. Meselâ, köylüler mezarlıktaki asırlık maki ağaçlarını kesmeyi, bu ağaçlarda yaşayan kumruları öldürmeyi, ayrıca mezarlıkta hayvan otlatmayı günah saymaktadırlar. Nitekim bir kadın mezarlıktaki bir ağaçtan bir budak kesmiş, aylarca kolu tutmamış, ağrımış. Ayrıca mezarlığın bakımı sırasında bazı ağaçları kestiren birinin de aynı gün bir ineği ölmüş. (Anlatan: Ayşe Gökefe).

Kaynak: www.hbvdergisi.gazi.edu.tr (Dr. Mustafa Alkan – Germiyan İlinde Bir Sufi: Said Emre) Bu maddenin tamamında Mustafa Alkan Hocamızın değerli makalesinden birçok bölüm aynen aktarılmıştır. Ayrıca makalede daha detaylı bilgiler de bulunmaktadır. Yazı ve fotoğraflar için sonsuz teşekkürlerimle.

Taylan Köken 

22 Aralık 2017 Cuma

Bayram Şah Veli Türbesi / MANİSA / KULA – Bayramşah Mahallesi

Türbenin Yeri: Bayram Şah Veli Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Bayramşah Mahallesinin mezarlığındadır.
Bayram Şah Veli Kitabesi
Bayram Şah Kimdir: Horasan erenidir. Kula’ya gelip isminin verildiği Bayramşah Köyüne yerleşerek burada İslam’a hizmet eden bir velidir. Şeyh Bayram olarak da anılmaktadır. Hakkında detaylı bir bilgi yoktur.
Kitabesinde de yazdığı gibi Bayram Şah dağlara çıkar “Hu!” çekermiş, dağlar da dillenir karşılık vererek “Hu!” çekermiş.      
Bayram Şah Veli Türbesi
Türbenin Durumu: Mimari bir özelliği olmayan üstü kapalı betonarme bir türbedir. Türbe içinde betonarmeden yapılmış Bayram Şah’a ait sanduka bulunmaktadır.
Bayram Şah Veli Türbesi
Ziyaret Nedeni: Bayramşah Köyü Yörük/Türkmen boylarından olan Karakeçili aşiretine mensuptur. Bölgedeki diğer köyler gibi türbe ziyareti yapılmaktadır. Yılın belli günlerinde toplanarak türbede hayır yemekleri pişirilmektedir. Türbe ziyaretinden sonra yağmur duasına da çıkılmaktadır. Yağmur duasından sonra muhakkak yağmur yağdığı söylenmektedir.

Kaynak: Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Manisa – Yenigün Matbaası -2013 / www.tr.wikipedia.org (Bayramşah Köyü maddesi) / www.facebook.com (Bayramşah Köyü Sayfası)

Taylan Köken

18 Nisan 2015 Cumartesi

Şeyh Hüsamettin Türbesi / ANTALYA / AKSEKİ – Hüsamettin Köyü

Türbenin Yeri: Şeyh Hüsamettin Türbesi, Antalya İli, Akseki İlçesi, Hüsamettin Köyündedir.

Şeyh Hüsamettin Kimdir: Köylülerin anlatımına göre Mısır’dan gelip köye yerleşen alim bir kişidir.
Merhum Kemal Özkaynak’ın aktarımına göre: Kadı Hüsamettin’dir. Cemaatiyle birlikte köyün olduğu yere gelip Asar Dağı eteklerinde bu köyü kurar.   
  
Türbenin Durumu: Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur.

Ziyaret Nedeni: Değişik dilekler için ziyaret edilen türbede, kurban adağı kesilmekte ve fakirlere dağıtılmaktadır. Bahar aylarında toplu olarak yağmur duası için ziyaret edilmektedir.  

Kaynak: Ali Sümbül –Akseki ve Köyleri –Yaylacık Matbaası -1989 / Kemal Özkaynak –Akseki Kazası -1954

Taylan Köken 

16 Nisan 2015 Perşembe

Çimi Mezarlığı / ANTALYA / AKSEKİ – Çimi Köyü

Mezarlığın Yeri: Çimi Mezarlığı, Antalya İli, Akseki İlçesi, Çimi Köyünün girişindedir.

Çimi Mezarlığı Bilgileri: Çimi Köyü iki medresesi, altı cami ve bir Nakşibendi Tekkesi olan nice alim ve idari adam yetiştirmiş bir köyümüzdür. Köyün Mezarlığı Korunması Gereken Anıt Eser olarak 2014 yılında tescillenmiştir.
Mezarlıkta Abdi Paşa, Mehmed Sadıki Paşa, Halid Hürev Paşa’nın validesi Sazene Kadın’a ait mezar taşlarını değerli araştırmacı Ali Sümbül Bey tespit etmiştir.

Orta Cami Haziresi: Orta Caminin haziresinde iki Nakşibendi halifesinin mezarı bulunmaktadır. Yrd.Doç.Dr. Şerafettin Yıldız’ın okuduğu iki mezar taşı bilgisi şöyledir:

1-) Nakşibendi Tarikatı Halidi kolu Şeyhi Bozkırlı Mehmet Kudsi (Memiş) Efendi’nin Akseki -Çimi köyü halifesi Hacı Mehmet Efendi’nin mezar taşı kitabesi şu şekildedir:
Huve’l-bâkî sene 1276 (1860)
Tarîk-i Nakşibendden
Boşnakzâde
Hacı Mehmet Efendi

2-) Nakşibendi Tarikatı Halidi kolu Şeyhi olan Seydişehirli Hacı Abdullah Efendi (1807-1903)’nin halifesi Hacı Hafız Kara Osman Efendi’nin mezar taşı kitabesinde şunlar yazılıdır:
Allah bâkî
Âmil ve fâzıl
Ulemâdan Çimili Hacı
Hafız Kara Osman Efendi
1303 (1887)

Kaynak: Ali Sümbül –Akseki ve Köyleri –Yaylacık Matbaası -1989 / www.toroslargazetesi.com.tr

Taylan Köken 

10 Nisan 2015 Cuma

Sarı Şeyh Hüseyin Efendi Türbesi / ANTALYA / AKSEKİ – Cevizli Beldesi

Türbenin Yeri: Sarı Şeyh Hüseyin Efendi Türbesi, Antalya İli, Akseki İlçesi, Cevizli Beldesine hakim konumda bir tepe üzerindedir.
Sarı Şey Hüseyin Efendi Türbesi
Sarı Şeyh Hüseyin Efendi Kimdir: Sarı Şeyh Hüseyin Efendi Türbesinde yazılı tabelaya göre Kolağası yani dönemin Yüzbaşısıdır. Sarı Şeyh Hüseyin Efendi hakkındaki bilgileri beldenin internet sitesinden Sayın Hakan Özdemir’in yazısından aktaralım:
“Cevizli’yle ilgili mevcut olan en eski yazılı belgeler, Sultan I. Mahmud döneminde verilen, padişahın tuğrasını da içeren 1750 ve 1754 tarihli beratlardır. Bu beratlarda o dönemde Kağras’ın bağlı olduğu Alaiye Sancağı kadısına verilen talimatlar göze çarpar. Kağras ve Sarı Şeyh zaviyeleri isimlerinin geçtiği bu beratlar, aynı zamanda en önemli ziyaret mekanı olan Sarı Şeyh Hüseyin Efendi Türbesi hakkındaki bilinen en eski belgedir. Bu yerin sadece bir isim olarak geçiyor olması, Hüseyin Efendi’nin gerçekten kim olduğu ve hangi dönemde yaşayıp nasıl öldüğü ile ilgili konuları henüz aydınlatılamamıştır. En yaygın rivayet olan “Bizans'a karşı savaşan Fatih’in Kolağası” iddiası ise tarihsel çelişkiler barındırmaktadır. Çünkü Bizans, Fatih Sultan Mehmet döneminden çok önce İstanbul’a sıkışıp kalan bir şehir devletine dönüşmüştü. Kolağası unvanı ise ilk kez 1826’da kullanılmaya başlanmıştı.”

Türbenin Durumu: Türbe Cevizli Cami Yaptırma Derneğince 2012 yılında yenilenmiştir. Çatısı kurşunla kaplanan türbenin duvarlarına desenli çiniler döşenmiştir.

Ziyaret Nedeni: Bölge halkı tarafından büyük saygı gören Sarı Şeyh Hüseyin Efendi adına her yıl Ayran Festivali kapsamında vatandaşlar tarafından yemekler verilmektedir. Bu geleneğin 600 yıldır devam ettiği söylenmektedir.  
   

Taylan Köken 

15 Mart 2015 Pazar

Yağmur Baba Türbesi / ANKARA / POLATLI / Yağmurbaba Köyü

Türbenin Yeri: Yağmur Baba Türbesi, Ankara İli, Polatlı İlçesi, Yağmurbaba Köyündedir.

Yağmur Baba Kimdir: Yağmur Baba’nın Kolonizatör Dervişlerinden biri olduğu düşünülmektedir. Şeyh Yağmur Baba’nın Osmanlı’nın kuruluş yıllarında yaşadığı düşünülmektedir. Çünkü torunu olan Şeyh Cüneyt’e ait 1368 yılı tarihli vakfiye bulunmaktadır. 1530 yılı kayıtlarında Yağmur Baba Zaviyesi Vakfı kaydı bulunmaktadır.
Ayrıca Yağmurbaba Köyünde Çalı Baba Ziyareti adında köye yakın konumda bir tepe üzerinde ziyaret yeri bulunmaktadır.          

Türbenin Durumu: Türbe, Türbe Mevkiindeki Yağmur Baba Zaviyesi kalıntıları yanındadır. Yıkılmadan türbe ve zaviye ayaktaymış ve düzenli olarak ziyaret edilirmiş. Türbe etrafında başka mezarlar da bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Yağmur Baba özellikle hayır duası ve değişik dilekler için ziyaret edilmektedir.


Taylan Köken

10 Mart 2015 Salı

Şeyh Ahmet Türbesi / ANKARA / POLATLI / Şeyhahmetli Köyü

Türbenin Yeri: Şeyh Ahmet Türbesi, Ankara İli, Polatlı İlçesi, Şeyhahmetli Köyü Mermer Tepe üzerindedir.

Şeyh Ahmet Kimdir: Şeyhahmetli Köyünün kurucuları Şeyhahmedlü Cemaatindedir. Bu cemaat de Bozulus (Tabanlı) Türkmen aşiretine mensuptur. Şeyh Ahmet köyün kurucusu olmalıdır.            

Türbenin Durumu: Türbe Mermer Tepesinde üstü açık mezar şeklindedir.

Ziyaret Nedeni: Şeyhahmetli Köylüleri Yağmur ve Bereket Duası için toplu olarak tepeye çıkarlar ve burada hem Şeyh Ahmet’i anarlar, hem de toplu olarak törenlerini yerine getirirler.


Taylan Köken

8 Mart 2015 Pazar

Şıh Ali Ziyareti / ANKARA / POLATLI / Şeyhali Köyü

Ziyaretin Yeri: Şıh Ali Ziyareti, Ankara İli, Polatlı İlçesi, Şeyhali Köyü Aydede Mevkiindedir.

Şıh Ali Ziyareti Nedir: Şeyhali Köylüleri ismini bir Yörük cemaatinden almıştır. Şıh Ali Ziyaretinin varlığını değerli araştırmacı Abdülkerim Erdoğan’dan öğreniyoruz.

Ziyaretin Durumu: Ziyaret Aydede Mevkiinde üstü açık bir mezar şeklindedir.

Ziyaret Nedeni: Köylüler duaları ve adakları için bu ziyarete gelmektedir.

Kaynakça: www.ankarasevdam.net  

Taylan Köken

27 Şubat 2015 Cuma

Türbe Ziyareti / ANKARA / POLATLI / Kayabaşı Köyü

Ziyaretin Yeri: Türbe Ziyareti, Ankara İli, Polatlı İlçesi, Kayabaşı Köyünde Türbe olarak isimlendirilen yerdedir.

Türbe Ziyareti Nedir: Kayabaşı Köyünde bulunan Türbede üç tane mezar bulunmaktadır. Mezarlarda kimin medfun olduğu bilinmemektedir. Türbe Ziyaretinin varlığını değerli araştırmacı Abdülkerim Erdoğan’dan öğreniyoruz. Kayabaşı Köyü ahalisi Şeyh Bizinli sülalesindendir. Türbede medfun olanların bu aileyle alakaları olabilir.

Ziyaretin Durumu: Ziyaret içinde üç mezar bulunan bir türbedir.

Ziyaret Nedeni: Köylüler duaları ve adakları için bu ziyarete gelmektedir.

Kaynakça: www.ankarasevdam.net  

Taylan Köken

25 Şubat 2015 Çarşamba

Dedeningöğüs Ziyareti / ANKARA / POLATLI / Hıdırşeyh Köyü

Ziyaretin Yeri: Dedeningöğüs Ziyareti, Ankara İli Polatlı İlçesi, Hıdırşeyh Köyü yakınında bulunan bir tepenin düzlüğündedir.

Dedeningöğsü Ziyareti Nedir: Dedeningöğsü Ziyaretinin varlığını değerli araştırmacı Abdülkerim Erdoğan’dan öğreniyoruz. Türklerin Dağ Kültüne göre ziyaret ettiği bir yer olduğunu düşünmekteyiz.
Hıdırşeyh Köyü, Hızırşeyh, daha sonra Hıdırşıh adlarıyla anılmıştır. Türkmen Gazi Dervişlerinden biri olan Şeyh Hızır burada yaşamış, ölünce de tüm varlığını köye bağışlamıştır. Bugün mezarı bilinmeyen Şeyh Hızır köye ismini vermiştir. 

Ziyaretin Durumu: Dedeningöğsü Mevkiinde bulunan üstü düz bir tepenin üzerindeki ziyaret, üstü açık bir mezardır. Mezar yanında antik devşirme malzeme görülmektedir.

Ziyaret Nedeni: Mezar köy halkı tarafından toplu olarak yağmur duası için düzenli olarak ziyaret edilmektedir.

Kaynakça: www.ankarasevdam.net  

Taylan Köken

19 Şubat 2015 Perşembe

Hacı Tuğrul Baba Türbesi / ANKARA / POLATLI / Gedikli Köyü

Türbenin Yeri: Hacı Tuğrul Baba Türbesi, Ankara İli Polatlı İlçesi, Gedikli Köyü arazisi içindedir. Türbe Hacıtğrul Köyünün 3km kuzeyinde, Gedikli Köyünün 4,2 km kuzeybatısında yer almaktadır.
Hacı Tuğrul Baba Türbesi (Eski Hali)
Hacı Tuğrul Baba Türbesi (Yeni Hali)
Hacı Tuğrul Baba Kimdir: Hacı Tuğrul Baba Türkmen Babasıdır. Yörede Doğrul Baba olarak da anılmaktadır. Türbesi yanında zaviye ve imaret kalıntıları bulunmaktadır. Türbe üzerinde okunan kitabeye göre Tuğrul Baba Türbesi Ekim 1391 yılında evladından Şeyh Paşa tarafından yaptırılmıştır. Şeyh Paşa’nın babası alim bir zat olup adı Ahmed Paşa’dır ve 1340 yılında Sultan Orhan Gazi’nin veziri olmuştur.
Sincan, Bacı köyünde türbesi bulunan Fatma Bacı (Bacım Sultan) Hacı Tuğrul Baba’nın torunudur.     

Türbenin Durumu: Türbe Selçuklu Dönemi tarzına sahip bir kümbet biçimindedir. Türbe kitabesinde Arapça şu ifade yazılıdır. “Tesaddî bi i’mâretiha şemrâh-ı şecerat’il-fakir Şeyh Paşa bin Ahmed Paşa bin Mahmûd Seydi bin Hacî Tuğrul Bâbâ nûrullah kabreh. Fî evâsıt-ı receb’il-mücerreb lisene selase ve tis’în ve seb’a mietin ve’l-hamdü lillâhi vahdeh (20 Recep 793 / 9 Ekim 1391)”
Türbe gözlerden uzak bir konumda olduğundan, defineciler tarafından ağır tahribata uğratılmıştır.
Türbe değerli insan Abdülkerim Erdoğan’ın da yardımlarıyla, vakıflar tarafından 2009 yılından sonra restore edilmiştir.


Taylan Köken

18 Şubat 2015 Çarşamba

Şeyh Hasan Basri Türbesi / ANKARA / POLATLI / Basri Köyü

Türbenin Yeri: Şeyh Hasan Basri Türbesi, Ankara İli Polatlı İlçesi, Basri Köyü sırtında bulunan zaviye kalıntılarının içindedir.
Şeyh Hasan Basri Türbesi
Hasan Basri Kimdir: Basri Şeyh hakkındaki bilgileri yine değerli insan ve Ankara’nın önemli araştırmacısı Abdülkerim Erdoğan’dan öğreniyoruz.
Basri Şeyh, Hasan Basri veya Şeyh Hasan Basri Hazretleri, Sultan II. Murad Devrinde Anadolu Beylerbeyi Karaca Bey tarafından köyün gelirleri kendisine ve ailesine vakfedilmiş olan Horasan meşrepli Gazi Dervişlerimizden biridir.
Bu alan o devirlerde Şehir Viranı olarak anılmaktaymış. Basri Şeyh önce zaviyesini kurar, gelip geçene ücretsiz yemek ve barınma imkanı sağlar. Zamanla Türkmenler etrafında yeni evler kurar ve köy gelişerek bugünlere varır. Basri Şeyh vefat edince zaviye yanına defnedilir.   

Türbenin Durumu: Türbe üstü açık mezar şeklindedir. Mezarda Roma Dönemi bir sütun mezar taşı olarak kullanılmıştır.

Kaynakça: www.ankarasevdam.net  

Taylan Köken

15 Şubat 2015 Pazar

Karaca Ahmet Türbesi / ANKARA / POLATLI / Karacaahmet Köyü

Türbenin Yeri: Karaca Ahmet Türbesi, Ankara İli Polatlı İlçesi, Karacaahmet Köyünün 1km kuzeyinde kalan bir tepenin eteklerindedir.
Karaca Ahmet Türbesi
Karaca Ahmet Kimdir: Karacaahmet Köyünün eski adı Tekke Köyüdür. Horasan’dan bölgeye gelip yerleşen, Seyyid olan Karaca Ahmet veya Kızılca Ahmet namıyla tüm Anadolu’da bilinen büyük evliya köye gelip tekkesini kurunca, köyün adı Karacaahmet olarak değişmiştir. Karacaahmet Köyü, 1530 yılı kayıtlarına göre Kızılca Ahmet Vakfı’nın yıllık geliri 750 akçe imiş.
Karaca Ahmet Horasan Türk büyüklerinden Süleyman Horasani’nin oğludur. Annesi Sultan Ana Eşme’nin Karacaahmet Köyündedir. Gözcü lakaplı Karaca Ahmet, Osmanlı Sultanı Orhan Gazi kuvvetleriyle Bizans Ordularıyla karşılaşmıştır.            

Türbenin Durumu: Türbe Karaca Ahmet Zaviyesine ait yapı kalıntılarının arasında sağlam kalabilmiştir. Dikdörtgen plana sahip türbe, yığma taştan inşa edilmiştir. Türbe içinde üç sanduka bulunmakta ve kimlere ait olduğu bilinmemektedir. Türbe kapısında bulunan mermer yazıtta türbenin Şeyh Mehmed ve Şeyh Ali tarafından 1833 yılında tamir ettirildiği yazmaktadır.   
Türbe dışında bir hazire gibi çevrelenmiş olan küçük bir mezarlık bulunmaktadır. Bu mezarlıktaki mezar taşları da talan edilmiştir.
Yine zaviyenin güneydoğusundaki tepe üzerinde Çile Dede Türbesi bulunmaktadır. Kare planlı türbe kesme taştan inşa edilmiş olup, harap ve yıkık vaziyettedir.
Vakıflarca 1982 yılında yapılan onarımla Türbe ayakta kalırken zaviye kısımları tamamen yıkık durumdadır.

Ziyaret Nedeni: Karaca Ahmet Türbesi, özellikle Arife Günü toplu ziyaret edilmektedir. Türbede dualar ve Kuran okunmaktadır. 14. yüzyıldan beri bu adetin devam ettiği, yemekler hazırlandığı, ziyaretin ardından topluca yenildiği söylenmektedir.

Kaynakça: www.yesevi.edu.tr (Doç. Dr. Alev Çakmakoğlu Kuru –Ankara Polatlı Karacaahmet Köyünde Karaca Ahmed Zaviyesi / www.aktifhaber.com

Taylan Köken


11 Şubat 2015 Çarşamba

Şıhlar Türbeleri / ANKARA / NALLIHAN / Yakapınar Köyü

Türbenin Yeri: Şıhlar Türbeleri, Ankara İli Nallıhan İlçesi, Yakapınar Köyünün eski mahallesindedir.

Şıhlar Kimdir: Eski mahallenin biri güneyinde, diğeri doğusunda olan iki türbe bulunmaktadır. Türbelerde medfun olanların köye ismini veren Şeyhler olduğunu düşünüyoruz. Yakapınar Köyünün eski adı Şıhlar’dır.   

Türbenin Durumu: Türbeler üstü açık mezardır.

Ziyaret Nedeni: Türbeler özellikle hayır duası için ziyaret edilirken, köy mezarlığının yanında bulunan suyun mantar ve cilt hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir.


Taylan Köken

5 Şubat 2015 Perşembe

Ömer Şeyh Türbesi / ANKARA / NALLIHAN / Ömerşeyhler Köyü

Türbenin Yeri: Ömer Şeyh Türbesi, Ankara İli Nallıhan İlçesi, Ömerşeyhler Köyünün içindedir.
Ömer Şeyh Türbesi
Ömer Şeyh Kimdir: Ömer Şeyh köye ismini veren bir evliyadır. Taptuk Emre’nin müridi olduğu söylenmektedir. Hakkında başka bir bilgi yoktur.
Ömerşeyhliler ayrıca yayla dönüşü Erenler Mevkiinde, Hacet Bayramı'nı toplu olarak kutlamaktadır. Çevreden başka köylülerin katılımıyla adaklar kesilmekte ve toplu yemek yenmektedir.

Türbenin Durumu: Ömer Şeyh Türbesi köylüler tarafından inşa edilmiştir. İçinde Şeyh Ömer’in sandukası vardır.

Ziyaret Nedeni: Erenler Mevkindeki Ziyareti özellikle bahar aylarında Ömerşeyhler Köylüleri tarafından topluca Yağmur Duası için ziyaret edilmektedir. Hacet Bayramı adındaki toplu törenlerle, adaklar kesilip, yemekler yenilerek topluca şölen havasında ziyaret edilmektedir.   


Taylan Köken

28 Ocak 2015 Çarşamba

Şeyh Cafer Sadık ve Rahmi Baba Türbesi / ANKARA / NALLIHAN / Emremsultan Köyü

Türbenin Yeri:  Türbe, Ankara İli Nallıhan İlçesi, Emremsultan Köyüne 7-8km mesafededir.
Şeyh Cafer Sadık ve Rahmi Baba Sandukaları
Şeyh Cafer Sadık ve Rahmi Baba Sandukaları
Cafer Sadık ve Rahmi Baba Kimdir: Tapduk Emre’nin çağdaşı olarak kabul edilen bu iki evliya Emremsultan Köyünün eski bir mahallesi olan Nallıkozlu Köyündedir. 1972 yılında Gökçekaya Barajı su tutmaya başlamadan önce mezarlar törenle bugünkü yerine taşınır. Şeyh Cafer Sadık ve Rahmi Baba hakkında başka bilgimiz yoktur.    

Türbenin Durumu: Türbe betonarmeden yapılmış olup, içinde iki tane sanduka bulunmaktadır. Türbe yanına kadar arabayla gidilmektedir.

Ziyaret Nedeni: Türbe değişik dilekler yüzünden ziyaret edilmektedir.    


Taylan Köken

11 Ocak 2015 Pazar

Şeyh Abdurrahman Türbesi / ANKARA / KIZILCAHAMAM / Otacı Mahallesi

Türbenin Yeri: Şeyh Abdurrahman Türbesi, Kızılcahamam İlçesi, Otacı (Köyü) Mahallesinin Şıhlar Mahallesindedir.
Şeyh Abdurrahman Türbesi
Şeyh Abdurrahman Kimdir: Şeyh Abdurrahman, Şeyh Ali Semerkandi hazretlerinin evlatlarındandır. 1571 yılında İstanbul’a gönderilen bir yazıyla Şeyh Abdurrahman’a Kara Fatma Mezrasının gelirleri bağışlanır. Ayrıca vakıflar arşivinde “Şeyh Abdurrahman Zaviyesi Vakfı” kaydı bulunmaktadır.
Otacı’nın İnni Mahallesin de isimsiz bir türbe ziyaret edilmektedir.

Türbenin Durumu: Türbe betonarmeden dikdörtgen formda, sandukaların bulunduğu bölümde kubbe yapılmıştır. Türbe içinde iki sanduka, bahçesinde ailesine ait olduğunu düşündüğümüz başka mezarlar bulunmaktadır.  


Taylan Köken

4 Ocak 2015 Pazar

Sırıklı Dede Türbesi / ANKARA / KIZILCAHAMAM / Aşağıhüyük Mahallesi

Türbenin Yeri: Sırıklı Dede Türbesi, Kızılcahamam İlçesi, Aşağıhüyük (Köyü) Mahallesi Horozoğlu Deresinin üstünde bulunan düzlükte, Türbe Mevkiindedir.

Sırıklı Dede Kimdir: Anlatılan rivayetlere göre bölgeye İslâm’ı yaymak için üç büyük evliya gelir. İncik Sultan (Yılanlı Dede) Gümele Köyüne, Şeyh Ali Semerkandi Hazretleri Çamlıdere’ye (Eski Şıhlar’a), Sırıklı Dede de Aşağıhüyük Köyüne yerleşir. Türbe yanında medfun diğer zatın mezarıysa Gaykı Dede’ye aittir.
Osmanlı Döneminde Aşağıhüyük Köyünde bulunan medresede nice alim yetişmiştir. Bu alimler İznik ve Bursa yöresinde görev almış hocalardır. Bu büyük medresede 400’e yakın öğrenci barınmaktaymış. Köyde medfun olan zatların bu medresenin kurucusu veya burada görevli hocalar olduğunu düşünmekteyiz.   

Türbenin Durumu: Türbelerin durumu hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur.  


Taylan Köken

14 Aralık 2014 Pazar

Mehdi Dede Türbesi / ANKARA / KAZAN / Kumpınar Mahallesi

Türbenin Yeri: Mehdi Dede Türbesi, Ankara İli Kazan İlçesi Kumpınar (Köyü) Mahallesi mezarlığındadır.
Mehdi Dede Türbesi
Mehdi Dede Kimdir: Mehdi Dede Şeyh Mehdi olarak da anılmaktadır. Bölgeye gelen Alperenlerden biri olduğu düşünülmektedir. Köyün kurucusudur. 1530 yılı kayıtlarında Mehdi Şeyh Zaviyesi Vakfı adına rastlanmaktadır.

Türbenin Durumu: Türbe üstü açık bir mezardır. Günümüzde mermerden bir mezar yapılmıştır. Mezarın başında ve ayak ucunda antik sütun parçaları bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Türbe özellikle hastalar, çocuğu olmayanlar, çocuğu zayıf olanlar, elinde yüzünde yara çıkanlar ziyaret eder ve kurban adağında bulunurlar.
Şeyh Mehdi’ye gösterilen saygıdan dolayı köyde düğünlerde davul zurna çalınmaz. Çalacak olanlar ise türbeye kurban bağışlayarak Şeyhin niyazını almaktadır. Bunu yapmadıkları takdirde başına iş alacağını düşünmektedirler.   
       
Kaynak: www.ankarasevdam.net (Abdülkerim Erdoğan, Geçmişten Günümüze Kazan, Kazan Belediyesi Yayınları, Ankara, 2009)

Taylan Köken