Yüreğir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yüreğir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2011 Pazar

Sait Dede Türbesi / ADANA - Yüreğir -İsmailiye Köyü

Türbenin Yeri: Sait Dede Türbesi Adana İli Yüreğir İlçesi İsmailiye Köy mezarlığının arkasındadır.

Sait Dede Kimdir: Sait Dede yerel evliyalardan olup, hakkında bilgi sahibi değiliz.

Türbenin Durumu: Türbe geniş bir odadan oluşmakta, odanın ortasında evliyanın sandukası yer almaktadır. Sandukanın yanında günlük yakmak için kaplar bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Sait Dede’yi daha çok çocuğu olmayanlar ziyaret ederler ve adak olarak İsmailiye Köyünün fakirlerine yiyecek ve giyecek yardımı yapılır. Ayrıca felçli hastalarda ziyaret ederek iyileşmek için adak adarlar. Adak olarak kurban kesilmekte, günlük ve mum yakılmaktadır.

Kaynakça: Yrd.Doç.Dr. Zekiye Çağımlar - Adana ve Çevresinde İnsana Bağlanan Umudun Yatırlar ve Ziyaretler Boyutu / Prof. Dr. Erman Artun- Adana Halk Hekimliğinde Atalar Kültü

Taylan Köken

2 Haziran 2011 Perşembe

Karataş Dede Türbesi / ADANA -Yüreğir -Geçitli Köyü

Türbenin Yeri: Karataş Dede türbesi Adana İli Yüreğir İlçesi Geçitli Köyünde (Havraniye) bulunan Havraniye Camiinin arkasındadır.

Karataş Dede Kimdir: Yedi uyurlardan biri olduğu rivayet edilir.

Türbenin Durumu: Türbe harap bir odadan oluşmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Karataş Dede’yi çeşitli hastalıklarına ve sıkıntılarına derman bulmak isteyenler ziyaret eder. Ayrıca evliliklerinde problem yaşayanlar da ziyarete gelirler.  Genellikle adak olarak horoz kesilip fakirlere dağıtılır. 

Kaynakça: Yrd.Doç.Dr. Zekiye Çağımlar - Adana ve Çevresinde İnsana Bağlanan Umudun Yatırlar ve Ziyaretler Boyutu / Prof. Dr. Erman Artun- Adana Halk Hekimliğinde Atalar Kültü / Yrd.Doç.Dr. Zekiye Çağımlar – Adana Halk Kültüründe Ziyaretler.

Taylan Köken

5 Mayıs 2011 Perşembe

Gaffur Baba Türbesi / ADANA -Yüreğir -Doğankent Beldesi

Türbenin Yeri: Gaffur Baba Türbesi Adana’nın Yüreğir İlçesi Doğankent Beldesinin çıkışındadır.

Gaffur Baba Kimdir: Gaffur Baba 1931 yılında vefat etmiş olup mezarı yakınları tarafından ziyaret yeri olarak düzenlenmiştir. Mahalli velilerden olan Gaffur Baba yöre sakinleri tarafından ender olarak ziyaret edilir.

Türbenin Durumu: Gaffur Baba’nın türbesi bahçe içinde tek bir odanın içindedir. Türbenin içinde gerili bulunan bir ipin üzerinde, patikler, saçlar ve seccadeler asılıdır. Gaffur Baba’nın çocukları ve torunları hayattadır. Türbenin temizliğini ve onarımını onlar üstlenmiştir.

Ziyaret Nedeni: Gaffur Baba genellikle çeşitli sıkıntılarına derman bulmak amacıyla ziyaret edilir. Ziyarete gelenler genellikle Aşure Ayında aşure yapıp, türbede mevlit okutarak dağıtırlar.  Ayrıca ziyarette kurban ve mum adağı yapılmaktadır.
Türbe toprağının çeşitli hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır. Türbe toprağını suya karıştırılıp içince, baş ve mide ağrısına iyi geldiğine inanılmaktadır.

Kaynakça: Yrd.Doç.Dr. Zekiye Çağımlar - Adana Halk Kültüründe Ziyaretler / Yrd.Doç.Dr. Zekiye Çağımlar- Adana ve Çevresinde İnsana Bağlanan Umudun Yatırlar ve Ziyaretler Boyutu / Yrd.Doç.Dr. Zekiye Çağımlar- Adana Yöresindeki Nusayrilerde Yatır-Ziyaret İnancı İle, Ölüm Sonrası Uygulanan Adet, İnanma ve Pratikler.

Taylan Köken

31 Mart 2011 Perşembe

Abdülgafür Dede Türbesi / ADANA - Yüreğir -Doğankent Köyü

Türbenin Yeri: Türbe Adana Karataş yolu üzerinde bulunan Mihmandar (Doğankent) Köyünde türbesi bulunur.

Abdülgafür Dede Kimdir: Aslen Siverekli olan Abdülgafür Dede uzun süre halka doğruları anlatan bir kişi olarak 1926 yılında vefat etmiştir.

Ziyaret Nedeni: Türbeyi görme problemi olanlar ziyaret eder.

Menkıbeler: 1-) Abdülgafür Dede’yi gözleri görmeyen yaşlı bir kadın ziyaret eder, iki gün türbede kalan kadının gözlerinin açıldığı rivayet edilir.

Kaynakça: Evliyalar Ansiklopedisi Cilt:2 Sf:296 Türkiye Gazetesi-1992

Taylan Köken

16 Ocak 2011 Pazar

Sadık Sultan Türbesi / ADANA -Yüreğir -Solaklı Beldesi

Türbenin Yeri: Sadık Sultan’ın Türbesi Adana Yüreğir İlçesi yolunda bulunan Solaklı Beldesine 2km uzaklıktadır.

Sadık Sultan Kimdir: Bazı kaynaklara göre Sadık Dede olarak da bilinen Sadık Sultan Abdülkadir Geylani tarafından Bağdat’tan Adana yöresine kardeşleri tarafından gönderilmiştir. Hakkında fazla bilgimiz yoktur.  
Değişik kaynaklara göre rivayet edilen kardeşleri Durhasan Dede, Bulut Dede, Çoban Dede, Yoğurt Dede, Cabbar Dede, Muhittin Dede, Zilli Dede, Ateş Dede, Ali DedeBulamaç Dede ve Sultan Abla’dır.

Ziyaret Nedeni: Sadık Sultan’ı çocuğu olmayanlar, çeşitli hastalıklar için şifa arayanlar ziyaret eder. Adak olarak türbeye bebek patikleri, bebek saçları asılmakta, mum ve günlük yakılmaktadır.


Menkıbeler: Sadık Sultan Ziyareti ile ilgili anlatılan hikâyeye göre, bir gece iki hırsız ziyaretin halılarını ve ziyarete gelen kişilerin bakımında kullanılsın diye para attıkları kasayı soymak için türbeye girerler. Değerli ne varsa aldıktan sonra türbeyi terk etmek için kapıyı bulamamışlar. Sabaha kadar türbenin içinden çıkmak için kapıyı aramışlar ama hangi yöne gitseler duvarla karşılaşmışlar, çaldıkları eşyaları yerlerine koyduktan sonra kapının kendiliğinden açıldığını görüp koşarak ziyaretten çıkmışlar.

Kaynakça: Hatice Özcan – Halkın Çoban Dede’den Beklentilerinin Psikolojik Nedenleri (2007) / Prof.Dr Erman Artun – Adana Halk Hekimliğinde Atalar Kültü / Yrd.Doç.Dr. Zekiye Çağımlar - Adana ve Çevresinde İnsana Bağlanan Umudun Yatırlar ve Ziyaretler Boyutu.

Taylan Köken

12 Ocak 2011 Çarşamba

Cabbar Dede Türbesi / ADANA -Yüreğir -Kütüklü-Belören Köyleri

Türbenin Yeri: Cabbar Dede Türbesi Yüreğir İlçesi Misis Bucağının 20 Km. güneyinde Belören ile Kütüklü Köylerinin arasında, Cebeli Nur Dağlarının eteğinde, Sultan Söğüt denen mevkide meşe ağaçlarının arasındadır.

Cabbar Dede Kimdir: Hayatı hakkında fazla bir bilgiye sahip olmadığımız Cabbar Dede’nin 16.-17. Yüzyıl civarında yaşadığı sanılmaktadır. Horasan erenlerinden olduğu rivayet edilir. Kâdiriyye tarikatına mensuptur. Halk arasında mütevazı bir yaşamı seçen Cabbar Dede, Adana çevresinde bir çok kişiye isim babalığı yapmıştır.  
Değişik kaynaklara göre rivayet edilen kardeşleri Durhasan Dede, Bulut Dede, Çoban Dede, Sadık Dede, Yoğurt Dede, Tosun Dede, Bulamaç Dede, Muhittin Dede, Zilli Dede, Ateş Dede, Ali Dede ve Sultan Abla’dır.

Türbenin Durumu: Türbenin bitişiğinde camisi de mevcuttur. 40-50 kişinin aynı anda namaz kıldığı bu tarihi caminin kuzey tarafında bulunan küçük bir kapıdan camiye bitişik olan türbeye geçilir. Mezarın her tarafı beton ile sıvanmıştır. Mezarın üzerinde bir kol girecek kadar bir delik vardır. Yan tarafında dört ayrı mezar daha bulunmaktadır. Bu mezarların türbedarların mezarı olduğu söylenmektedir. Çıkış kapısının önünde mezarlar vardır. Burada ayrıca bir dilek taşı da mevcuttur.

Cabbar Dede Türbesi
Ziyaret Nedeni: Özellikle çocuğu olmayanların ziyaret ettiği bilinmektedir. Ayrıca, hasta olanlar, dileği olanlar, sıtmaya tutulanlar ve deliler şifa için türbeye getirilir.
Ziyaretçiler gözlerini kapatarak dilek taşının üzerine çıkarak dua okumaktadır. Ziyaretçi gözlerini açtığında saat yönünde döndüğünü görürse dileğinin olacağına inanılmaktadır. Ziyaretçiler türbede adak olarak mum yakmakta, Kur'an okumakta ya da okutmakta, mevlit okutmakta, kurban kestirmektedirler.

Menkıbeler: 1-) Sultan Dördüncü Murâd Han, Bağdat seferine giderken, Ceyhan Nehri üzerindeki tarihi Misis Köprüsünü geçip Havrâniye köyüne geldiği zaman; "Bu yörede Cabbar Dede diye meşhur bir zat olduğunu işitiriz. Çağırın gelsin, kendisiyle görüşmek dileriz." dedi. Görevliler gidip Sultanın emrini bildirdiler. Cabbar Dede, Sultanın emrini alır almaz atına binerek huzuruna gelir. Huzura gelen Cabbar Dede'nin atının kaplan, elindeki kamçının da kara yılan olduğunu gördüler. O zamana kadar Cabbar Dede'nin üstünlüğünü kabul etmeyenler ise, gördükleri bu keramet karşısında pişman oldular. Sultan Dördüncü Murâd Han, Cabbâr Dede'ye; "Bağdat'ın fethi bana müyesser olacak mı?" diye sordu. Cabbar Dede cevabında; "Haşmetlü padişahım! Havraniye köyünde Genç Osman isminde bir delikanlı vardır. Onu da götürürsen, Bağdat geri alınacaktır". Sultan Dördüncü Murâd Han, Genç Osman'ı sefere götürdü. Böylece Bağdat fetih olundu.

2-) Cabbar Dede'nin büyüklüğünü anlayamayan, onun devlet adamları ve diğer insanlar yanındaki itibarını çekemeyen bazı kimseler; "Cabbar Dede'nin koyunları ekinlerimizi yiyerek zarar veriyor." diye, zamanın Misis Zaptiye Karakol Kumandanına şikâyet ettiler. (Aynı hikayenin başka bir biçiminde ise Mısır’ı fethe çıkan Yavuz Sultan Selim’e şikayette bulunulur.)  Karakol kumandanı, iki zaptiye göndererek Cabbar Dede'yi getirmelerini emretti. Zaptiyeler, Cabbar Dede'nin dergâhına varıp, hakkında şikâyet olduğundan bahisle kumandanın kendisini istediğini bildirdiler. Cabbar Dede, zaptiyelere güler yüz ve hoş bir edayla; "Evlatlarım! Siz gidin ben kısa zaman içinde geliyorum." dedi. Zaptiyeler onun yanından ayrıldıktan kısa bir zaman sonra Ceyhan Irmağının kenarına gitti. Seccadesini ırmak üzerine atıp üstüne oturarak kısa bir zaman içinde karşı tarafta bulunan Zaptiye Karakoluna ulaştı. ( Yavuz Sultan Selim versiyonunda ise; Cabbar Dede de geyiğine biner, eline de asası olan yılanı alır ve yola çıkar. Atlılardan önce Misis'e varır.)  Köprüden geçerek gelen zaptiyeler, Cabbar Dede'nin kendilerinden önce geldiğini görünce hayret edip, büyük bir veli olduğunu anladılar. Zaptiye Karakol Kumandanı, Cabbâr Dede'ye; "Köylüler senden şikâyetçi. Koyunlarına köylünün ekinlerini yediriyormuşsun. Onlara zarar veriyormuşsun, aslı var mı?" dedi. Cabbâr Dede, Kumandana; "İki asker gönder, koyunlarımı onların ekin tarlasına sürsünler. Eğer ekini yerlerse suçlu olduğumu kabul edeceğim." dedi. Bunun üzerine kumandanın vazifelendirdiği iki zaptiye, Cabbar Dede'nin dergâhının yanına gitti. Koyunlarını o civardaki köylülerin ekin tarlalarına sürdüler. Fakat hiç bir koyunun başkalarına ait olan bu tarlalardaki ekin ve otları yemediğini, Cabbar Dede'ye ait olan tarla ve otlağa sürdükleri zaman ekin ve otları yediklerini gördüler. Tekrar karakola gelip olanları kumandanlarına anlattılar. Kumandan, Cabbar Dede'nin iftiraya uğradığını hükmedip, köylüleri azarladı. Cahil köylülerin bu hareketlerine üzülen Cabbar Dede, köylülere hitaben; "Mahsulünüz bol olsun, fakat bereketi olmasın." diye dua etti.

3-) Cabbar Dede'nin hayatı boyunca birçok hâl ve kerametleri görüldüğü gibi, vefat ettikten sonra da görülmüştür. Bir Ermeni, Cabbar Dede'nin türbesinin karşısından yüklü olan kağnı arabasıyla gidiyordu. Kağnısı çamura saplandı. Bir hayli uğraşmasına rağmen çabaları boşa çıktı ve bir türlü kurtaramadı. Kendi kendine; "Müslümanlar darda kaldıkları zaman; "Yetiş ya Abdülkâdir Geylânî!" diyorlar. Bir de ben çağırayım." dedi ve; "Yetiş ya Abdülkâdir Geylânî!" diye seslendi. Bu sırada Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin ruhaniyeti belirerek Ermeniyi ve kağnısını bataklıktan kurtardı. Ermeniye yönelerek; "Bizi Bağdat'tan buraya kadar yoracağına, işte şu karşıda Cabbar Dede var. Çağırsan hemen yetişir, sizi kurtarırdı." buyurdu. Zaman zaman darda kalanların imdadına yetişen Cabbar Dede'nin türbesinin üzerine büyük bir nur indiği ve geceleri türbesinde Kur'ân-ı kerîm okunduğu nakledilmektedir.

4-) Bir gün Cabbar Dede koyunlarını sağdıktan sonra, mendilinin içine süt koyup kardeşi Ali Dede’nin yanına gelir. Cabbar Dede kardeşinin dükkanda bir bayanın ayakkabı ölçüsünü aldığını görmüş. Kadının çıplak topuğuna Cabbar Dede’nin gözü kayınca, askıda olan mendildeki süt akmaya başlar. Bu durumu gören kardeşi Ali Dede Cabbar Dede’ye “Cabbar, Cabbar!” diye seslenmiş. Cabbar Dede içine düşmüş olduğu durumdan çok utanmış. Müşteri gidince Ali Dede kardeşine sarılıp ne oldun böyle Cabbar diye sorar. Cabbar Dede cevaplar: “Kardeşim bana bundan sonra şehir hayatı haramdır. Benim gözlerim ayıpta, günahta iken sen beni uyardın. Doğru yolu gösterdin. Ben şehirde olduğum sürece günaha girmek istemem, ben insanlardan uzakta olmaya alıştım” diyerek köyüne döner.   

Kaynakça: Prof. Dr. Erman Artun- Adana Halk Hekimliğinde Atalar Kültü / Yrd.Doç.Dr. Zekiye Çağımlar - Adana ve Çevresinde İnsana Bağlanan Umudun Yatırlar ve Ziyaretler Boyutu / Abdülkadir Kaçar, Çukurova Evliyaları, Ufuk Yayıncılık, Adana, 1989 / Yrd.Doç.Dr. Nilgün Çıblak – Çukurova’da Halk Hekimliği ve İlgili Uygulamalarda Eski Türk İnançlarının İzleri / Kutlu Özen- Adana Yöresi Üç Adak Yeri (1999) / Hatice Özcan – Halkın Çoban Dede’den Beklentilerinin Psikolojik Nedenleri (2007)

Taylan Köken

10 Ocak 2011 Pazartesi

Tosun Dede Türbesi / ADANA -Yüreğir -Paşa-Çanakçı Köyleri

Türbenin Yeri: Adana İli Yüreğir İlçesi Tosun Dede Ziyareti, Paşa Köyü ile Çanakçı Köyü arasındadır.

Tosun Dede Kimdir: Tosun Dede daha sağlığında kuraklık olduğunda köylülere "Toplanın, para toplayıp dana kesin. Allah'a dua edin" dermiş. Köylüler Tosun Dede’nin dediğini yapınca yağmur yağarmış. Öldüğünde türbesi yapılmış.
Değişik kaynaklara göre rivayet edilen kardeşleri Durhasan Dede, Bulut Dede, Çoban Dede, Sadık Dede, Yoğurt Dede, Cabbar Dede, Muhittin Dede, Zilli Dede, Ateş Dede, Ali Dede, Bulamaç Dede ve Sultan Abla’dır.
Tosun Dede, Boğa Dede ve Bulut Dede mahalli velilerdir. Bunların yağmur yağdırma kerametlerine bağlı çeşitli inanç pratik ve efsaneler oluşmuştur. Mezarları, türbeleri, kendilerine ait eşyaların olması, yağmur yağdırma dileklerini gerçekleştirdiklerine inanılması, adak kurban olması, adlarının geçtiği dua ve benzeri sözlerin olması, adlarına türbe ve ziyaret yeri yaptırılması, etraflarında efsanelerin oluşturulması onları bir kült haline getirmiştir. Adana yağmur duası törenlerinde İslamiyet öncesi inanç motifleri ve kurban ritüel kalıntılarıyla, atalar kültündeki kabir ziyareti ölümden medet umma ile İslamî inançlar iç içedir.

Ziyaret Nedeni: Günümüzde türbesine gidilip dua edilir. Yağmur yağması için ziyaret edilir. Yağmur için dana kurban edilir.

Menkıbeler: 1-) Tosun Dede daha sağlığında kuraklık olduğunda köylülere "Toplanın, para toplayıp dana kesin. Allah'a dua edin" dermiş. Köylüler Tosun Dede’nin dediğini yapınca yağmur yağarmış. Her kuraklık olduğunda Tosun Dede Ziyareti’ne gidilip yağmur dilemek için dua edilir, kurban adanır. Dua ederken duada Tosun Dede’nin adı geçer.

2-) Başka bir kuraklık yılında yağmur duası için para toplanıp tosun alındığını, daha yağmur duasına çıkmadan yağmur yağınca tosunu kesmediklerini, ama sonra aylarca bir damla yağmur düşmediğini söylüyorlar. 

Kaynakça: Prof.Dr. Erman Artun / Adana Yağmur Yağdırma Törenlerinde “Boğa Dede, Bulut Dede ve Tosun Dede Kültü”

Taylan Köken