29 Aralık 2017 Cuma

Said Emre Türbesi / MANİSA / KULA – Sarnıç Mahallesi

Türbenin Yeri: Said Emre Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Sarnıç (Köyü) Mahallesinin mezarlığındadır.
Said Emre Türbesi
Said Emre Kimdir: Said Dede, Şeyh Said Emre, Şıh Said Emre veya yalnızca Dede olarak da anılan Said Emre’nin asıl adı Sadettin olup Said adını Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin verdiği belirtilmektedir. Said Emre, Yunus Emre’nin çağdaşı ve en yakın takipçisi olan bir sûfidir. Said Emre, Hacı Bektaş-ı Velî’nin Makâlât adlı eserini Arapçadan Türkçeye çevirmiştir. Said Emre’nin Hacı Bektaş-ı Velî, Yunus Emre ve Hacım Sultan ile ilişkileri Makâlât ve Vilâyet-nâme’nin dışında Said’in şiirlerine de yansır. Said Emre’nin şiirlerine ancak Yunus Emre’nin şiirlerinin toplandığı cönklerde rastlanılmaktadır.
Vilâyetnâme’ye göre, Molla Sadeddin aslen Aksaraylı olup, büyük bir âlimdir ve Aksaray’da dört yüz mollaya ders okutmaktadır. Molla Sadeddin, dönemin yaygın geleneği gereği, Kayserili bir âlime bağlıdır ve her yıl onu ziyarete gitmektedir. Bu seyahatlerden birinde Said Emre, Sulucakarahöyük’e yakın Tuzköyü’nde Hacı Bektaş-ı Velî’yi tanır. Önce Hacı Bektaş-ı Velî’ye karşı çıkarsa da, daha sonra etkilenerek ona intisab eder. Bundan sonra Said Emre, Hacı Bektaş-ı Velî’nin on sekiz yıl hizmetinde kalır ve burada dönemin sûfî geleneğini öğrenir.
Hacı Bektaş-ı Velî, Said’i İç-il (İçel) bölgesine gönderir. Said Emre, Hacı Bektaş-ı Velî’nin ölümüne kadar İç-il bölgesinde sûfî faaliyetlerini sürdürür. Hacı Bektaş-ı Velî’nin ölümünden sonra ise, onun en önemli halifelerinden olan Hacım Sultan’a intisab eder ve Hacım Sultan’ın faaliyetlerini sürdürdüğü Batı Anadolu’ya, özellikle Karahisar-ı Öyük köyü, Sandıklı, Susuz, Uşak, Şeyhlü ve Seyitgazi’yi içine alan ve o devirde Germiyan ili denilen bölgeye gider. Said Emre, Hacım Sultan Zaviyesi’nin bulunduğu Uşak’ın yakınındaki Hacım köyünden yaklaşık olarak 100 kilometre daha batıda, bugün Manisa’nın Kula ilçesine bağlı Sarnıç köyünde zâviyesini kurar. Bu zâviyenin giderleri için bir vakıf kurulur, zâviyedârlık görevi de ‘evlâdiyet sistemi’ üzere Said Emre’nin çocuklarına verilir. Zâviyeye, zâviyedâr tayini ve gelir gider muhasebelerinin tutulması Osmanlı Devletinin sonuna kadar sürmüştür. Zâviyeden günümüze sadece Said Emre’nin mezarı gelebilmiştir.
      
Türbenin Durumu: Mezarlık içindeki türbenin etrafı taş ve tuğlalarla çevrilidir. Mezar ise yılların tahribatıyla dağınık durumdadır. Ayak ve Baş taşları devşirme antik malzemedendir.   
 
Said Emre Türbesi
Ziyaret Nedeni: Mezar, yöre halkı için en önemli ziyaretgâhlardan biridir. Özellikle çocuğu olmayanlar ile hastalar mezarı ziyaret etmekte ve ona bağlanmaktadır. Bu bağlanma işlemi şöyledir; çocuğu olmayan kadın veya erkek, mezarın ayakucunda iki rekât hacet namazı kılar, dua eder, sonra adakta bulunur, -meselâ, çocuğum olursa kurban keseceğim- ve mezarın ayakucunda bulunan “adak deliği”nden bir kısım toprak alır, bu toprağın içinde böcek türü bir canlı çıkarsa -hayra işarettir- ağzına veya toprağıyla vücuduna değecek şekilde koynuna atar, bağlanan kadınsa başörtüsünü, erkekse mendilini mezarın yanı başında bulunan maki (pırnar) ağacına bağlar. Kişi bu bağlanma merasimini bizzat kendisi yapabileceği gibi, bu işlemi bilen ve Şeyh Said Emre’yle bir şekilde râbıta hâlinde olan bir başkasına da yaptırabilir.
Yöre eskiden beri konar- göçer Yörük/Türkmenlerin kışlağı olduğundan mezara, sahipleri tarafından kısır hayvanlar da bağlanmaktadır. Hayvanların bağlanma işlemi ya hayvan sâhibi tarafından veya vekâleten bilen murâbıt bir kişi tarafından insanlarda uygulandığı gibi yapılmaktadır. Kısır hayvanlar bağlanırsa, dilek ağacına başörtüsü veya mendil yerine hayvandan kesilen bir tutam kıl- tüy bağlanılmaktadır. Hacet gerçekleşirse, adak -her neyse- yerine getirilmektedir. Hacette kurban adanmışsa, kurban mezarın başında kesilir ve fakirlere dağıtılır. Şeyh Said Emre’ye bağlandıktan sonra doğan çocuklara; erkek ise Said, Emre, Dede, Said Emre, Said Dede gibi isimler, kız ise Said Emre’nin annesinin adı, yani Fadime veya Fadime Ana gibi isimler konulmaktadır.

Menkıbeler: 1-) Şeyh Said Emre’ye manen bağlı olanlar onu; rüyada, ay dolunayken veya seher vakti kır bir atın üzerinde abdest almaya giderken, namaz kılarken veya kıbleye doğru oturmuş halde gördüklerini söylemektedirler. Bu rüya veya trans hâli rivayetlerine göre Said Emre; uzun boylu, uzun kır sakallı ve nuranî yüzlü bir kişiymiş. Erenlerle sohbet etmek veya Sarnıç suyuna abdest almak için şeyh bazen kır bir ata binerek, bazen de yıldız kaymasına benzeyen bir ışık şeklinde gidermiş. Said Emre’nin bu yolculuğu esnasında etraftaki ağaçlar, buğdaylar ve otlar hışırtıyla fırtınaya tutulmuş gibi, şeyhin rüzgârına kapılırmış. Said Emre, köylüler tarafından şimdiye karda üç kere görülmüş. Bunların ilki abdest almak için Sarnıca giderken, ikincisi kirlenen Sarnıcı temizlemesi için manevî bir murâbıtının kapısında, üçüncüsü de Kısmık denilen yerin üst tarafında, bir taşın üzerinde kıbleye doğru otururken (Anlatan: Fadime Gedik).

2-) Said Emre’nin mezarının bulunduğu Sarnıç köyü adını, köyün kıblesinde bulunan bir sarnıçtan almaktadır. Bu suya “Dede Suyu” adı verilmektedir. Sarnıç büyük bir yarın (kayanın) dibinde, düz tavandan ters kubbemsi bir gölete akmaktadır. Su kaynağından ne kadar çok akarsa aksın Sarnıçtan (göletten) -Zemzem gibi- dışa akmazmış. Hatta yıl ne kadar kurak olursa olsun kaynak yine de azalmaz, kurumaz aynı miktarda akmaya devam edermiş. Suyun nohut, fasulye ve barbunya gibi zor pişen yemeklerin daha güzel pişmesini sağlayan bir özelliği varmış. Eskiden Sarnıcın iki tarafında iki incir ağacı varmış. Sarnıç uzun yıllar bu tabii hâlini korumuş. Köylüler, Sarnıç ovasının arkasında Gediz nehrine doğru akan Ulucak adlı pınarın suyunu evlerine kadar getirince, insanlar Sarnıç suyuna uğramaz olmuş. Sarnıç başıboş hayvanlar tarafından kullanılmaz hâle getirilince, köylüler suyu Sarnıcın kenarına yaptıkları bir depoda toplayarak boruyla 150 metre kadar kuzeyden geçen yolun kenarına getirip buraya basit bir çeşme yapmışlar.
Sarnıç Suyu, köylüler tarafından kutsal kabul edilmektedir. Köyde Sarnıcın tabii hâlinin bozulması, bu su ile taharetlenmek ve kadınların muhtelif günlerinde, sarnıçtan su almaya gitmeleri mekruh sayılmaktadır. Bir rivayete göre, lohusa bir kadın Sarnıçtan su almış, ancak testisi paramparça olmuş (Anlatan: Fadime Gedik).

3-) Sarnıç köyü, bir yörük köyüdür. Köy 19. yüzyılda sekiz- on hane iken özellikle Cumhuriyet devrinde, Şehitli Türkmenlerinden bir oba bu köye yerleşmiş. Şehitli Türkmenleri bu köye yerleşmeden önce de, bu köyün merasında kışlamak için gelirlermiş. Bir yörük beyi, Şeyh Said Emre’nin mezarı ile Sarnıç Suyu arasına kışlamak için konmuş (yerleşmiş). Beyin evli üç oğlu, sayısız sürüleri ve bu sürüleri koruyan köpekleri varmış. Köpekler erenlerin hareketlerini hissediyor, şeyh abdest almaya gittiğinde, saldırarak şeyhi rahatsız ediyormuş. Şeyh, yörük beyinin rüyasında görünerek; “Beyim köpeklerin beni rahatsız ediyor, evini buradan kaldır” demiş. Adam rüyadır deyip kulak ardı etmiş. Müteâkip günlerde beyinin oğulları birer gün arayla ölmüşler. (Hacı Emine Sezgin).

4-) Bir gün bir canavar -başka bir rivâyete göre bir Yunan askeri- Said Emre’nin mezarını kazıyormuş. Bu hâl Umur Baba dağında yatan Şeyh Umur Dede’ye malûm olmuş. Umur Dede, mezar taşının baş kısmını fırlatarak, -iki mezarın arası kuş uçuşu ile en az 20 km vardır- canavarı veya Yunan askerini öldürmüş. Bu taş şimdi Said Emre’nin mezarının yanında durmaktadır. (Anlatan: Rahmetli Ümmet Gökefe).

5-) Şeyh Said Emre’nin mezarına seher vakti, zaman zaman bir ışık demeti inermiş. Bu ışığı gören ondan gözünü ayıramazmış. Işığın indiği sırada Said Emre’nin mezarının etrafında bir aydınlanma olurmuş. (Anlatan: Rahmetli Fadime Kulalı, Osman Alkan). Bu ışık, erenlerin birbirlerine ziyarete gidiş ve dönüşlerinde görünürmüş. Bu mânâda Said Emre’nin etrafta ziyarete gidip geldiği inanılan Selendi’nin Kazıklı köyünde Nurullah Efendi, Dedeler köyünde Şeyh Zeynel Âbidin, Umur Baba dağında Umur Dede ve Kula’nın Yunus Emre köyünde de Ömer Emre (Tapduk ve Yunus Emre’nin olduğu inanılmakta)’nin mezarları bulunmaktadır. Bir gün seher vakti, sekiz on kişilik bir grup tütün tarlasına gidiyorlarmış, Said Emre’nin mezarının yakınından geçerken, tütünlerin üzerine gökten toprak yağıyormuşçasına bir ses duymuşlar. Aynı anda da üzerlerinden kuzeye doğru bir ışık demeti geçmiş, bir süre sonra bir çember oluşturarak yine bir ışık demeti şeklinde yere inmiş. Tarlaya giden grup bu olaya birlikte şahit olmuşlar. (Anlatan: Ümmü Kaşıkçı).

6-) Said Emre‟nin mezarının doğu tarafında “Arık-yurdu” denilen bir yer vardır. Bir Türkmen kışlamak için buraya konar (çadırını kurar). Bu Türkmen gelinine Said Emre’nin kerameti ilham olunur. Kadın arada bir gizlice gider, Said Emre’nin mezarının ayakucuna yatarmış. Bu keramet hâli kadının davranışlarına da yansıdığı gibi arada bir kayboluşu sebebiyle, eşi onun gayr-ı meşru bir ilişki içinde oluşundan şüphelenir ve onu takip etmeye başlar. Bir gün kadını Said Emre’nin mezarının başında uyurken yakalar ve onu orada öldürerek, cesedini Said Emre’nin mezarının ayakucuna gömer. Ertesi gün tekrar geldiklerinde kadının cesedi kaybolur ve mezar yeri hiç kazılmamışa döner. (Anlatan: Hacı Emine Sezgin).

7-) Said Emre’yle ilgili menkıbelerin etkisinden olsa gerek, Sarnıç köyü Mezarlığı, köylülerce mânen daha etkileyici bulunmakta, ayrıca halk arasında mezarlıkla ilgili bir takım inanç motifleri bulunmaktadır. Meselâ, köylüler mezarlıktaki asırlık maki ağaçlarını kesmeyi, bu ağaçlarda yaşayan kumruları öldürmeyi, ayrıca mezarlıkta hayvan otlatmayı günah saymaktadırlar. Nitekim bir kadın mezarlıktaki bir ağaçtan bir budak kesmiş, aylarca kolu tutmamış, ağrımış. Ayrıca mezarlığın bakımı sırasında bazı ağaçları kestiren birinin de aynı gün bir ineği ölmüş. (Anlatan: Ayşe Gökefe).

Kaynak: www.hbvdergisi.gazi.edu.tr (Dr. Mustafa Alkan – Germiyan İlinde Bir Sufi: Said Emre) Bu maddenin tamamında Mustafa Alkan Hocamızın değerli makalesinden birçok bölüm aynen aktarılmıştır. Ayrıca makalede daha detaylı bilgiler de bulunmaktadır. Yazı ve fotoğraflar için sonsuz teşekkürlerimle.

Taylan Köken 

27 Aralık 2017 Çarşamba

Nasip Baba Türbesi / MANİSA / KULA – Erenbağı Mahallesi

Türbenin Yeri: Nasip Baba Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Erenbağı Mahallesinin mezarlığındadır.
Nasip Baba Türbesi
Nasip Baba Kimdir: Bölgeye gelip tekke açan bir velidir. Köyün eski ismi Tekke köyüdür. Yörük/Türkmen adetlerini yaşatan bir köyümüzdür. Nasip Baba ismi türbeye gelenlerin dileklerinin yerine gelmesiyle takıldığını düşünmekteyiz.

Türbenin Durumu: Mimari bir özelliği olmayan üstü kapalı betonarme bir türbedir. Türbe içinde betonarme iki sanduka bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Bölgede gözlemlenen ziyaretlerin bu köyde de uygulandığını düşünmekteyiz.

Kaynak: Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Manisa – Yenigün Matbaası -2013 / www.kula.bel.tr (Fotoğraf Kula Bld. Bşk. Hüseyin Tosun’un köyü ve türbeyi ziyaretinde 2017 yılında çekilmiştir.)

Taylan Köken

25 Aralık 2017 Pazartesi

Börtlüce Türbeleri / MANİSA / KULA – Börtlüce Mahallesi

Türbenin Yerleri: Börtlüce Türbeleri, Manisa İli, Kula İlçesi, Börtlüce Mahallesinin yakınındaki Doma ve Kuşaklı tepe üzerindedir.
Börtül Ece Mezarı
Börtlüce Velileri Kimdir: Börtlüce Köyü üç kardeş tarafından kurulmuştur. En büyüğü Börkül Mustafa, diğerleri ise Börkül Ece ve Yaman Ece’dir. Börkül Mustafa veya Börklüce Mustafa köyün batısında bulunan Doma Tepesinin üstünde medfundur. Diğer kardeşlerin türbeleri ise köyün doğusunda bulunan Kuşaklı Tepenin üzerindedir.

Börkül Mustafa’nın Börklüce Mustafa olması ayrıca incelenmesi gereken bir konudur. Bilindiği üzere Börklüce Mustafa Simavna Kadısı Şeyh Bedreddin’in müridi olup Torlak Kemal ile birlikte Fetret Döneminde Osmanlı’ya karşı Karaburun Yarımadasında isyan etmiştir. Mezarının Karaburun’da olduğu söylenmektedir. Dolayısıyla Türklerin Dağ inancına uygun olarak tepelere yapılan bu mezarın, Börklüce Mustafa’nın makamı olduğu düşünülebilir…   
 
Türk Mezarlığı
Türbenin Durumu: Türbeler üzeri açık, etrafı taşla çevrili mezarlardır. Börkül Ece mezarının bulunduğu tepede geç dönem bir Türk Mezarlığı da bulunmaktadır.
Türk Mezarlığındaki Kitabe

Türk Mezarlığındaki Kitabe

Ziyaret Nedeni: Börtlüce Köyü Yörük/Türkmen boylarındandır. İnançlarına uygun olarak özellikle hayır duası için bu türbeler ziyaret edilmektedir.

Kaynak: www.facebook.com (Börtlüce Köyü Sayfasından Sayın Muammer Güler’in bilgilerinden faydalanılmıştır. Kendisini teşekkür ederim.)

Taylan Köken

22 Aralık 2017 Cuma

Bayram Şah Veli Türbesi / MANİSA / KULA – Bayramşah Mahallesi

Türbenin Yeri: Bayram Şah Veli Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Bayramşah Mahallesinin mezarlığındadır.
Bayram Şah Veli Kitabesi
Bayram Şah Kimdir: Horasan erenidir. Kula’ya gelip isminin verildiği Bayramşah Köyüne yerleşerek burada İslam’a hizmet eden bir velidir. Şeyh Bayram olarak da anılmaktadır. Hakkında detaylı bir bilgi yoktur.
Kitabesinde de yazdığı gibi Bayram Şah dağlara çıkar “Hu!” çekermiş, dağlar da dillenir karşılık vererek “Hu!” çekermiş.      
Bayram Şah Veli Türbesi
Türbenin Durumu: Mimari bir özelliği olmayan üstü kapalı betonarme bir türbedir. Türbe içinde betonarmeden yapılmış Bayram Şah’a ait sanduka bulunmaktadır.
Bayram Şah Veli Türbesi
Ziyaret Nedeni: Bayramşah Köyü Yörük/Türkmen boylarından olan Karakeçili aşiretine mensuptur. Bölgedeki diğer köyler gibi türbe ziyareti yapılmaktadır. Yılın belli günlerinde toplanarak türbede hayır yemekleri pişirilmektedir. Türbe ziyaretinden sonra yağmur duasına da çıkılmaktadır. Yağmur duasından sonra muhakkak yağmur yağdığı söylenmektedir.

Kaynak: Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Manisa – Yenigün Matbaası -2013 / www.tr.wikipedia.org (Bayramşah Köyü maddesi) / www.facebook.com (Bayramşah Köyü Sayfası)

Taylan Köken

21 Aralık 2017 Perşembe

Bağdatlı Sultan Türbesi / MANİSA / KULA – Encekler Mahallesi

Türbenin Yeri: Bağdatlı Sultan Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Encekler Mahallesindedir.
 
Bağdatlı Sultan Türbesi
Bağdatlı Sultan Kimdir: Alevi Köyü olan Encekler, Yörük/Türkmen Boyalarından olan Enceklü aşiretinin kurmuş olduğu bir köydür. Pirleri olan Horasan ereni Bağdatlı Sultan hakkında herhangi bir bilgi yoktur. Her yıl düzenli olarak ekim ayının üçüncü haftası Bağdatlı Sultan Şenlikleri düzenlenmektedir. Bu tarih peygamber efendimiz Hz. Muhammed tarafından Hz. Ali’ye vekalet verildiği tarih olduğu söylenmektedir.
Bağdatlı Sultan Türbesi
Türbenin Durumu: Mimari bir özelliği olmayan üstü kapalı betonarme bir türbedir. Türbe içinde betonarmeden yapılmış Bağdatlı Sultan’a ait sanduka bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Türbe özellikle adına düzenlenen şenliklerde ziyaret edilmektedir. Hayır duası ve değişik dilekler için de ziyaret edilmektedir.

Kaynak: www.tr.wikipedia.org (Encekler Köyü maddesi) / www.milliyet.com.tr (Şenlik hakkında haber)

Taylan Köken

19 Aralık 2017 Salı

Eroğlu Nuri Türbesi / MANİSA / KULA – Eroğlu Mahallesi

Türbenin Yeri: Eroğlu Nuri Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesi, Eroğlu Mahallesindedir.

Eroğlu Nuri Kimdir: Köye ismini veren Eroğlu Nuri, Yiğitbaşı Ahmed Efendi Hazretleri'nden ve Elmalılı Şeyh Abdülvehab Efendi Hazretleri'nden halifelik almış bir tekke şairi ve ozandır. "Divan"ı ile "Mir'atü'l-Âşıkîn" adında tarikata girenlerin hallerine dair Türkçe bir eseri Kula'da görülmüştür. Bu eserin bir nüshası da Manisa'da, Muradiye Kütüphanesinde bulunmaktadır. Eroğlu Nuri’nin bir diğer mezarı ise Fenike’dedir. Fakat bu türbede Eroğlu Nuri (Yahşi Efendi) ibaresi görülmektedir.

Türbenin Durumu: Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur.

18 Aralık 2017 Pazartesi

Mahmut Dede Türbesi / MANİSA / KULA

Türbenin Yeri: Mahmut Dede Türbesi, Manisa İli, Kula İlçesinin 2-3 km kadar güneyinde Mahmut Dede Caddesinin sonundadır. Yeri yaklaşık olarak Gölbaşı ile Şeritli Köyü arasındadır.

Mahmut Dede Kimdir: Horasan ereni olduğu kabul edilen Mahmut Dede hakkında herhangi bir bilgi yoktur.

Türbenin Durumu: Mimari bir özelliği olmayan üstü kapalı betonarme bir türbedir. Türbe içinde betonarmeden yapılmış Mahmut Dede’ye ait sanduka bulunmaktadır.

Ziyaret Nedeni: Mahmut Dede türbesi ilkbahar ve yaz aylarında yağmur ve hayır duası için ziyaret edilmektedir.

Kaynak: Abdulhalim Durma – Evliyalar Şehri Manisa – Yenigün Matbaası -2013.

Taylan Köken